ŞIKVE (ŞEKÂVE) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ŞIKVE (ŞEKÂVE) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ŞIKVE (ŞEKÂVE): Bedbahtlık. * Yaramazlık.

Sponsorlu Bağlantılar

ŞIKVE (ŞEKÂVE) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ŞAKA’ (ŞIKA’): Bedbahtlık. * Yaramazlık. Devamını Oku

  • ŞEAMET: Uğursuzluk, kötülük, bedbahtlık. Devamını Oku

  • FELAKET: Belâ, musibet, âfet, dâhiye. Bedbahtlık. Devamını Oku

  • SEYYİE: Kötülük, günah, suç. Yaramazlık, fenâlık. Devamını Oku

  • TEŞEYTUN: Yaramazlık etmek. Devamını Oku

  • DAAR (DAÂRE): Fısk. * Kapmak. * Yaramazlık. Devamını Oku

  • HAYM: Yaramazlık yapmak. Devamını Oku

  • HUBS: Kötülük, fenalık, yaramazlık. Devamını Oku

  • IHBAS: İfsad etmek. Bozmak. * Yaramazlık öğretmek. Devamını Oku

  • ŞESASA: şiddet. * Yaramazlık. * Sığır üstüne yük vurmak. * Kuru ve sert yer. * Acele. Devamını Oku

  • ERACİF VE EKÂZİB: Yalan ve uydurma sözler. Devamını Oku

  • ŞART VE CEZA FİİLİNDEN TEREKÜB ETMİŞ CÜMLEYE ŞART VE CEZA CÜMLESİ DENİR. MESELÂ: (MEN YATLUB YECİD: Kim isterse bulur) cümlesinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • ÇEKİ: Odun gibi ağır cisimleri tartmada kullanılan 250 kiloluk ağırlık ölçüsü. Devamını Oku

  • ÇEK: Çekoslovakya, Bohemya ahalisinden olan ve Çek’ce konuşan kavim ki, Osmanlı metinlerinde “çeh” diye geçer. Devamını Oku

  • ÇEKİMSER: t. Taraf tutmayan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar