SERMEDİYET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SERMEDİYET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SERMEDİYET: Daimlik, süreklilik. Sonsuzluk, ebedîlik. * Rabbanîlik ve uluhiyyet.

Sponsorlu Bağlantılar

SERMEDİYET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SERMEDÎ: Daimî, ebedî, sürekli. Devamını Oku

  • SERMED: Dâimî, sürekli, ebedî, ezelî. * Uzun gece. Devamını Oku

  • ÂMÂL-İ SERMEDÎ: Sermediyete âit arzu ve emeller. Cennete, ebediyyete dâir dilek ve temenniler. Devamını Oku

  • EBED-ÜL-ÂBÂD: Tükenmez, ebedî hayat. Sonsuzluk. * Cennet. Devamını Oku

  • LÂYETENAHİYET: Lâyetenahilik, sonsuzluk, nihayetsizlik. Devamını Oku

  • TEVEHHÜM-İ EBEDİYET: Ebedî yaşayacağını zannedip Allah’ın emirlerinden ve âhiret için hazırlanmaktan gaflet etmek. Hiç ölmeyecekmiş gibi evhâm ile sâdece bu dünyayı ve dünya menfaatlerini düşünmek.(Dünyada, tevehhüm-ü ebediyet hükmünce gaflet veya dalâlet neticesinde; mevti adem ve firakı ebedî tasavvur ettiğinden, yumuşak döşeğine bedel kabrin toprağını düşünüp gaflet ve dalâlet cihetiyle, Erhamürrâhimîn’in Cennet-i Rahmetini ve Firdevs-i Nimetini Devamını Oku

  • KAYYUMİYET: Allah’ın ezelî ve ebedî oluşu, dâimî mevcudiyeti, bâkiliği. (Bak: Kayyum) Devamını Oku

  • EBEDİYYEN: Ebedî olarak, ilel-ebed. * Hiç bir vakit, hiç bir zaman. Devamını Oku

  • HAVATIR-I RABBANİYE: Rabbanî telkinler. İlâhî ilhamlar. Devamını Oku

  • MÜTEELLİM: Acıyan, elemli ve kederli olan.(…Ebediyeti isteyen ve ebed için halkolunan ve ihsana karşı perestiş eden ve firaktan müteellim olan ruh-u insan kalkıp abdest alıp, şu asır vaktinde ikindi namazını kılmak için Kadim-i Bâki ve Kayyum-u Sermedî’nin Dergâh-ı Samedaniyesine arz-ı münacat ederek zevalsiz ve nihayetsiz rahmetinin iltifatına iltica edip hesapsız nimetlerine karşı şükür ve hamd Devamını Oku

  • DEYMUMET: Daimlik, devam, dâimiyet. Devamını Oku

  • MUHALLİD: (Huld. den) Ebedîleştiren. Devamlı, sürekli ve ebedî kılan. Devamını Oku

  • EBED: Ebedîlik. Zevalsizlik. Sonu olmamak. (Bak: Beka)Aklın bir hizmetkârı ve tasvircisi olan “kuvve-i hayâliye”ye denilse ki: Sana bir milyon sene ömür ile saltanat-ı dünya verilecek, fakat âhirde mutlaka hiç olacaksın. Tevehhüm aldatmamak, nefis karışmamak şartıyla “Oh” yerine “Ah” diyecek ve teessüf edecek. Demek, en büyük fâni, en küçük bir âlet ve cihazat-ı insaniyeyi doyuramıyor. İşte Devamını Oku

  • NİSYAN-İ EBEDÎ: Ebedî unutma. Devamını Oku

  • EHL-İ EBED: Ebedî olanlar, ebedîler. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar