SERMAYEDÂR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SERMAYEDÂR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SERMAYEDÂR: f. Sermâyesi olan.

Sponsorlu Bağlantılar

SERMAYEDÂR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KEMPAYE: f. Rütbe ve derecesi düşük. Pâyesi düşük olan. Devamını Oku

  • SERM: Birinin dişlerini kırma. Devamını Oku

  • BÜLEND-PÂYE: f. Rütbesi yüksek, pâyesi bülend olan. Devamını Oku

  • MUKARAZA: Kazanca ortak olup zararı sermâyeye ait olmak üzere bir kimseye belirli bir miktar sermaye verme. Devamını Oku

  • DÂSİTÂNE-İ AŞK: Aşk hikâyesi ve destanı. Devamını Oku

  • HÜSN Ü AŞK: Güzellik ve muhabbet: * şeyh Galib’in manzum hikâyesi. Devamını Oku

  • MENKABE: Meşhur kimselerin ahvâline dair hayat hikâyesi. Kıssa. Hikâye. Menkıbe. Devamını Oku

  • MUSTAZİLL: (Zıll. dan) Gölgelenen, gölgede oturan. * Birinin koruyuculuğu ve himâyesi altında bulunan. Devamını Oku

  • SAFVET-İ KALB: Fikir ve niyetinde hiçbir garazı ve kötü gâyesi olmamak, temiz kalbli olmak. Devamını Oku

  • VEDUD: Çok şefkatli. Kendisine çok sevgi beslenen. Cenâb-ı Hak.(Vedud ismine mazhar olan muhakkıkin-i evliya: “Bütün kâinatın mâyesi, muhabbettir. Bütün mevcudatın harekâtı muhabbetledir. Bütün mevcudattaki incizab ve cezbe ve câzibe kanunları, muhabbettendir.” demişler.) (Vedud ismine mazhar bir kısım evliya: Cennet’i istemiyoruz, bir lem’a-yı muhabbet-i İlâhiye ebeden bize kâfidir, demişler. S.) Devamını Oku

  • MÜSAFİR: Seferde ve muharebede olan. Yola çıkmış olan, yolcu. Yoldan gelen, başkasının evine gelmiş olan. * Fık: Onsekiz fersahtan uzak olan yerlere giden. (Bak: Mukim, Seferî) Devamını Oku

  • MÜTEKERRİR: Tekerrür eden. Tekrar. Tekrar olan. Mükerrer olan. * Edb: Murabbâ, muhammes, müseddes bentli manzumelerin birinci bendi sonunda tekrar edilmiş olan mısra. Devamını Oku

  • RİBA: Tartısı ve ölçüsü belli olan bir malı aynı cinsten daha fazla olan bir mal ile, bir karşılığı olmaksızın, peşin olarak veya veresiye değiştirmektir. * Faiz. * Muamelede meşru miktardan tecavüz. * Bir şeyin artması, çoğalması. * Verilen borç para veya mal karşılığında kâr isteyip zarara ortak olmamak suretiyle hâsıl olan haram kazanç. (Bak: Faiz) Devamını Oku

  • ISLAHPEZİR: Islah edilebilir olan. Düzeltme ve tâmir kabul eden, ıslaha kabiliyeti olan. Devamını Oku

  • ZAHİR: (Zuhur. dan) Görünen, âşikâr olan. Açık, belli, meydanda olan. * Görünüşe göre. * Şüphesiz. * Suret. Dış yüz. Görünüş. * Anlaşılan. * Meğer. Galiba. Zannederim. Elbette. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar