SERBEZEMİN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SERBEZEMİN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SERBEZEMİN: f. Başı yere eğilmiş olan.

Sponsorlu Bağlantılar

SERBEZEMİN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • AHTER-BÎN: f. Müneccim. Yıldız ilmi ile meşgul olan kimse. Devamını Oku

  • NÜFZA: Bir yere saçılmış veya dökülmüş olan kan. Devamını Oku

  • MECLİS-İ A’YÂN: Osmanlı İmparatorluğu zamanında hükümet tarafından seçilmiş olan meclis. (Bunun karşılığı, zamanımızda, senato meclisidir.) Devamını Oku

  • RİYAZİYAT: Matematik ilmi, hesap-hendese ilmi. Aritmetik-geometri. Devamını Oku

  • BEDEL-İ NÜZÛL: Tar: Osmanlı İmparatorluğu devrinde askerlerin bir yere konaklamasında yapılacak olan masraflar için alınan vergi. Devamını Oku

  • MÜDAVİMÎN: (Müdavim. C.) Müdavimler. Bir yere devamlı olarak gidip gelenler. Bir yere devam edenler. Bir işe aralıksız olarak çalışanlar. Devamını Oku

  • CENB: Yan taraf. Koltuk altının aşağısı. * Def’etmek, kovmak. * Müştak olmak. * Bir yere gitmek için bir yere inmek. * Birisinin sevdiğinden dolayı kararsız ve muztarib bulunmak. * Büyük ve çok olan. * Engin taraf. * Şetmetmek, söğmek. (L.R.) Devamını Oku

  • AHDEL: Boynu önüne eğilmiş olan. * Çok eğik olan şey. Devamını Oku

  • MUHTAR: İhtiyar eden. Seçilmiş olan. * Hareketinde serbest olan. İstediğini yapmakta serbest olan. Hür. * Köyde veya şehrin mahallesinde seçimle o semtin idâre ve hükümet işlerini üzerine alan kimse. * Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (A.S.M.) bir ism-i şerifi. Devamını Oku

  • GÜZÎDE-GÂN: (Güzide. C.) f. Seçkinler, beğenilmişler, seçilmiş olanlar. Devamını Oku

  • MÜNTEHABÂT: Güzideler, seçilmiş olan şeyler. Devamını Oku

  • MÜNHANİYE: Eğilmiş, eğri ve çarpık olan. Bükülmüş. * Geo: Eğri çizgi. Hatt-ı münhani. Devamını Oku

  • NÜKTE: İnce mânalı söz, idraki ve anlaşılması nezâket ve zarifliğe dayanan nazik husus. İbarenin asıl mânasından başka olan nazik ve lâtif mânâ, dikkatle anlaşılabilen ince mânâ. * Yere ağaçla vurup eser bırakmak. Devamını Oku

  • MÜFESSİRÎN: Kur’an-ı Kerim’in mânasını hakkıyla anlayıp tefsir edebilen, ilmi ile âmil, kâmil ve sâlih muhakkikler. Devamını Oku

  • TECDİL: Yere yıkma, yere atma, yere vurma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar