SELASÛN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SELASÛN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SELASÛN: (Selâsîn) Otuz, 30.

Sponsorlu Bağlantılar

SELASÛN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SELASÛN: (Selâsîn) Otuz, 30. Devamını Oku

  • SELASİL: (Silsile. C.) Silsileler. * Zincir gibi olanlar. Zincirler. * Sıradağlar. Devamını Oku

  • Sİ: f. Otuz. Devamını Oku

  • ECZÂ-YI ŞERİFE: Kur’ân-ı Kerim’i meydana getiren otuz cüz. Devamını Oku

  • KEHL(E): Otuz yaşını geçmiş, saçına aklık karışmış kimse. (Bak: Kühulet) * Bit. Devamını Oku

  • MIKNEB: (C: Mekanib) Otuz kırk kadar olan at sürüsü. * Avcılar torbası. Devamını Oku

  • SİPARE: (Si-pâre) f. Kur’an-ı Kerimin herbir cüz’ü. * Küçük kitap, mecmua. * Otuz cüz. Devamını Oku

  • NEFRİN: Lânet, beddua. * Söğüp saymak.(Hassasiyet-i ilmiyenin tezayüdüyle ve her günde otuz bin cenazeyi gösteren mevtin ikazatıylae o gaflet perdesi parçalanıyor. Ecnebilerin tağutlarıyla ve fünun-u tabiiyeleriyle dalâlete gidenlere ve onları körü körüne taklid edip ittiba’ edenlere binler nefrin ve teessüfler. L.) Devamını Oku

  • AHZAB SURESİ: Kur’ân-ı Kerimde otuzüçüncü surenin adı olup Medine-i Münevvere’de nâzil olmuştur. Devamını Oku

  • PARE: f. Cüz, parça. Kesinti. * Para. Kuruşun kırkta biri. * Kur’an-ı Kerim’in otuz kısmından bir kısmı, bir cüz’ü. * Sayı, bölük. * “Parça” mânâsına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Meh-pâre $ : Ay parçası. * Güzel. Yek-pâre $ : Tek parça, bir parça. Devamını Oku

  • ABDURRAHMAN BİN AVF: Aşere-i mübeşşereden ve çok fedakar olan Sahabelerdendir. İlk müslüman olan sekiz kişiden birisidir. Bütün ihya-yı din için olan muharebelerde çok fedakârlıkta bulunmuş, birisinde yirmibir yerinden yaralanmıştı. Bir gazada oniki dişini birden kaybetmişti. Medine’ye ve Habeşistan’a hicret edenlerdendi. Çok zengin idi. Bir defa otuz köleyi birden azad etmişti. Hicri 31 tarihinde 71 yaşında Devamını Oku

  • MUAKKİBÂT: Gece ve gündüz melâikesi. * Namazı müteakib otuz üçer defa tekrar edilen tesbih. (Bak: Tesbih) Devamını Oku

  • KÜHULET: Orta yaşlılık. (35-40 yaş arası) Olgunluk çağı. Bazılarına göre: Yirmibir ile altmış yaşa kadar olan insanın hayat devresi. Veya otuz ile elli arası. Devamını Oku

  • MUAZ İBN-İ CEBEL: (Ebu Abdurrahman el Ensarî) Ashâb-ı Kirâm arasında hürmetle yâd olunan büyük fakihlerdendir. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın sağlığında Kur’an-ı Kerim’i cem’edip ezberleyen bahtiyarlardandır. Peygamberimiz, “Kur’ânı, Muaz İbn-i Cebel’den alınız” buyurmuştur. 157 hadis rivâyet etmiştir. Ürdün nâhiyesinde otuz yaşında olduğu hâlde ebediyete intikal etti. (R.A.) Devamını Oku

  • MİNSER: (C: Menâsir) Yırtıcı kuşların gagası. * Taşçı kalemi. * Yüz ile ikiyüz adet arasında olan asker. * Önlerinde ne bulunur yıkıp yakıp târumar eden asker. * Otuz ile kırk arasında olan at. * Kırktan elliye veya altmışa; ve yüzden ikiyüze kadar olan at. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar