SECCAC Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SECCAC kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SECCAC: Çağlayan. Şarıltı ile akan.

Sponsorlu Bağlantılar

SECCAC ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ZEMİM: Burun suyu, sümük. * Koç ve teke zekerinden akan bevl. * Koyun emziğinden akan süt. Devamını Oku

  • SEYYAL(E): Akıcı şey, su gibi sıvı olup akan. Çokça akan su. * Yer değiştiren her şey. Devamını Oku

  • CERAHAT: Yaradan akan irin. Yaralı vücudda toplanan kandaki küreyvât-ı beyzâdan (ak yuvarlardan) mürekkeb kan. Yaradan akan beyaz akıcı cisim. Devamını Oku

  • AMÜRZGÂR: f. Affeden, bağışlayan. Günahları bağışlayan Allah. Devamını Oku

  • SENE-İ RUMİYE: Garp Milâdi takvimini yani Efrenci takvimini kabul etmemiş olan Şark Hristiyanları için 14 Ocak tarihinden başlayan ve eskiden 1 Mart tarihinde başlayan Rumi sene. Devamını Oku

  • ÂMİRZ-KÂR: f. Bağışlayan, affeden Allah. * Affeden, bağışlayan. Devamını Oku

  • RİZAN: f. Akan, dökülen. Devamını Oku

  • SACİM: (C: Secâm) Akıcı, akan, sâil. Devamını Oku

  • SU’BUB: (C.: Seâbib) Saf su akan yer. Devamını Oku

  • RABIT(A): Rabteden, bağlayan, bitiştiren. * Münasebet, alâka, bağlılık, yakınlık. İki şeyi birbirine bağlayan tertip. * Nefsini dünyadan men edip âhirete, Allah’a (C.C.) bağlanmak. * Tertip, sıra, düzen, usûl.(…Evet, tevhid-i imanî, elbette tevhid-i kulûbü ister. Ve vahdet-i itikad dahi, vahdet-i içtimaiyyeyi iktiza eder. Evet inkâr edemezsin ki: Sen bir adamla beraber bir taburda bulunmakla, o adama Devamını Oku

  • HETIL: Akıcı, akan. Devamını Oku

  • DAMİYE: Tıb: Kanı akan yara. Devamını Oku

  • GÎNE: Leşten akan murdar sarı su. Devamını Oku

  • SADİD: Tıb: Yaradan akan sarı su. İrin. Devamını Oku

  • MÜNSEKİB: Dökülüp akan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar