ŞATATA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ŞATATA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ŞATATA: Haktan ve akıldan uzak, hadden aşan söz.

Sponsorlu Bağlantılar

ŞATATA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ŞATATA: Haktan ve akıldan uzak, hadden aşan söz. Devamını Oku

  • İSTİB’AD: Uzaklaşma. Uzak görme, ihtimal vermeyiş, olmayacak sanma, akıldan uzak görme. * Yakıştırmayış. Devamını Oku

  • HINS: Bâtıldan hakka veya haktan bâtıla meyletmek. Yeminini bozmak. Günah. Devamını Oku

  • AHBİYE: (Hıbâ. C.) Kıldan yapılmış göçebe çadırı. * Keçe ve kıldan yapılan evlerde konup göçen Türkler. Devamını Oku

  • MÜSTEB’İD: Uzak farzeden, uzak gören, uzak sayan. Uzaklaşmış. Devamını Oku

  • KEZAZ: (Kezazet) Hadden tecavüz etmek, haddini aşmak. * Tıb: Nefes alamıyacak derecede mide dolgunluğu. Devamını Oku

  • DURA-DUR: f. Uzaktan uzağa. Uzak uzak. Uzun uzadıya. Devamını Oku

  • MENATIK-I BAÎDE: Uzak mıntıkalar. Uzak bölgeler. Devamını Oku

  • EKASİ-İ BİLÂD: Uzak beldeler, en uzak şehirler. Devamını Oku

  • MERAHİL-İ BAÎDE: Uzak konaklar. Uzak menziller. Devamını Oku

  • AKSA-YI GARB: Uzak garp, uzak batı. Devamını Oku

  • TENZİH: Suç ve noksanlıktan uzak saymak. Cenab-ı Hakk’ı (C.C.) her çeşit kusur, noksan, şerik gibi hallerden uzak bilip söylemek. * Kabahati yok olduğu anlaşılmak ve onu ifade etmek. Devamını Oku

  • TENZİH: Suç ve noksanlıktan uzak saymak. Cenab-ı Hakk’ı (C.C.) her çeşit kusur, noksan, şerik gibi hallerden uzak bilip söylemek. * Kabahati yok olduğu anlaşılmak ve onu ifade etmek. Devamını Oku

  • EB’AD: Çok uzak, en uzak, daha uzak. Devamını Oku

  • HEYHAT: Teneffür ve tehassür ifâde eder; “sakın, savul, yazıklar olsun, uzak ol” mânalarına geldiği gibi, daha ziyade; Eyvah, yazık, ne yazık, ne kadar uzak… gibi mânalar için söylenir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar