SAMİN(E) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SAMİN(E) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SAMİN(E): Sekizinci.

Sponsorlu Bağlantılar

SAMİN(E) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SAMİNEN: Sekizinci olarak. Sekizinci derecede. Devamını Oku

  • HEŞTÜM: f. Sekizinci. Devamını Oku

  • HA: Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. Devamını Oku

  • TAİF: Etrafını dolaşarak ziyaret eden. Tavaf eden. Dolaşan. * Hicaz’da Mekke-i Mükerreme’nin yüz kilometre güneydoğusunda, Gazva Dağı’nın güney eteklerinde ve bir takım tepelerin batı eteklerinde olarak 1882 metrelik yükseklikte bir şehirdir. Peygamber (A.S.M.) hicretin sekizinci yılında Huneyn muharebesinden döndüklerinde Taif şehrini fethetmek arzu etmişlerse de, ahalisi kaleye sığınıp şiddetli bir şekilde karşı koymağa başladıklarından Peygamber Devamını Oku

  • BEDBİN: f. Kötü görüşlü. Ümidsiz. Her şeyin fena cihetini görmek isteyen. Bed ve fena görüp, beğenmez, istihsan etmez olan. $ sırriyle $ kaidesinin sırriyle $ gayet kısacık bir meâli: “Sözleri dinleyip en güzeline tâbi olup fenasına bakmayanlar, hidâyet-i İlâhiyeye mazhar akıl sahibi onlardır” meâlinde. Bizler için şimdi herşey’in iyi tarafına ve güzel cihetine ve ferah Devamını Oku

  • HUNEYN VAK’ASI: Hicretin sekizinci senesinde şirkten kurtulmamış bazı Arap kabileleri Mekkeyi geri almak maksadıyla hücum ettikleri zaman burada müslüman askerlere karşı gelerek başlangıçta galip gibi görünmüşlerse de daha so a galebe ve zafer, İslâm askerlerine nasib olmuştur. Bu muhârebede Sahabe-i kiramdan birçok zatlar şehid olmuşlardır. (Bak: Uhud)(Eğer denilirse: Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, madem Habib-ü Rabb-il-Âlemin’dir. Devamını Oku

  • SAMİT(E): Susan, sükût eden. * Ses çıkarmaz, sessiz. * Gr: Sessiz harf. Devamını Oku

  • SAMİÎN: (Samiûn) Dinleyiciler. * Bir nevi icraatta alâkadar olmayıp dinleyici olanlar, devam edenler. Devamını Oku

  • İN’İSAM: Muhafaza etme, koruma. Devamını Oku

  • SAMİN: Semiz, yağlı, besili. Devamını Oku

  • SAMİ: Yüksek, yüce, refi’. Devamını Oku

  • İ’TİSAM: İstediğini vermek. Devamını Oku

  • SAMİA: Duyma, işitme duygusu, işitme kuvveti. Devamını Oku

  • SAM: Ölüm, mevt. * Yer altındaki altın damarı. * Gök kuşağı. * Ateş. * Sersemlik hastalığı. * Hazret-i Nuh’un (A.S.) oğullarından birinin ismi. Devamını Oku

  • SAMİ': İşiten, duyan, dinleyen. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar