SAMEDİYET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SAMEDİYET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SAMEDİYET: Allah'ın (C.C.) hiç bir şeye muhtaç olmadığı gibi hazinesinden hiçbir şey eksilmemesi ve kudretine de hiç bir şey ağır gelmemesi.

Sponsorlu Bağlantılar

SAMEDİYET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SAMED: Her şeyin kendine muhtaç olup, kendisi hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan. (Allah) *Pek yüksek, dâim. * Refi’ ve âli ve içi dolu şey. * Kavmin ulusu. Devamını Oku

  • HİKMET-İ SAMEDÂNİYE: Samed olan Allah’ın hikmeti. Devamını Oku

  • HİKMET-İ SAMEDÂNİYE: Samed olan Allah’ın hikmeti. Devamını Oku

  • ANTROPOMORFİZM: Sosy. İnsan şeklinde putlara inanma ve tapma esasına dayanan batıl bir din. Allah’ı insan vasıflarıyla tasavvur eden dinî inançlar da antropomorfizm’in başka kılıkta görünüşleridir. Meselâ aslı bozulmuş Musevilik ve Hıristiyanlıkta Allahın insan şeklinde düşünülmesi antropomorfizm denilen putperestliğe bir geri dönüştür. İslâm dini Allah’ın varlığı, sıfatları ve fiilleriyle eşsiz ve benzersiz olduğunu bildirmekle, en üstün Devamını Oku

  • MUHTACİYET: İhtiyaç sahibi olmak. Muhtaçlık, fakirlik, sefalet, yoksulluk. Devamını Oku

  • MEKTUB-U SAMEDANÎ: Hiç bir şeye muhtaç olmayan Allah’ın eserleri. Yeryüzü. İnsanlar, ağaçlar, çiçekler, çekirdekler, dağlar, denizler gibi çok hakikatlı mâna ifâde eden Allah’ın mektupları. Devamını Oku

  • ESMA-İ ZÂTİYE: Zâta ait isimler. * Allah’ın zâtına ait isimleri.(Zât-ı Vâcib-ül-Vücud’un bin bir esmasından bir kısmına “Esma-i Zâtiye” denilir ki, her cihetle Zât-ı Akdes’i gösterir. Onun adı ve onun ünvanıdır. “Allah, Ehad, Samed, Vâcib-ül-Vücud” gibi çok esmâ var. Bir kısmına da “Esmâ-i Fiiliye” tâbir edilir ki, çok nevileri var. Meselâ: “Gaffâr, Rezzak, Muhyi, Mümit, Mün’im, Devamını Oku

  • VAHDANİYET: Birlik, infirad. Benzeri olmamak. Artmaktan, ayrılmaktan, eksilmekten beri ve münezzeh olmak gibi mânaları ifade eden Allah’ın bir sıfatıdır. Bu sıfatla muttasıf olana Vâhid denir ki; benzeri olmayan; tecezziden, tekessürden beri olan zât demektir. Devamını Oku

  • ARŞ-I EHADİYET: Allahın ehadiyet tecellisinin arşı ve âlemi. Allahın, ehadiyet tecellisini gösteren âlem. Devamını Oku

  • MEDENİYET: Adaletseverlik, insanca iyi ve ferah yaşayış. Şehirlilik. Yaşayışta, içtimaî münâsebetlerde, ilim, fenn ve san’atta tekâmül etmiş cemiyetlerin hâli. * İslâmiyetin emirlerine göre, usulü dâiresinde yaşayış.(Küre-i arzı bir köy şekline sokan şu medeniyet-i sefihe ile gaflet perdesi pek kalınlaşmıştır. Tâdili, büyük bir himmete muhtaçtır. Ve keza, beşeriyet ruhundan dünyaya nâzır pek çok menfezler açmıştır. Bunların Devamını Oku

  • SAMEDANÎ: Samed olan Allah (C.C.) ile alâkalı. İlahî. Allah’a mahsus. Devamını Oku

  • TEVEHHÜM-İ EBEDİYET: Ebedî yaşayacağını zannedip Allah’ın emirlerinden ve âhiret için hazırlanmaktan gaflet etmek. Hiç ölmeyecekmiş gibi evhâm ile sâdece bu dünyayı ve dünya menfaatlerini düşünmek.(Dünyada, tevehhüm-ü ebediyet hükmünce gaflet veya dalâlet neticesinde; mevti adem ve firakı ebedî tasavvur ettiğinden, yumuşak döşeğine bedel kabrin toprağını düşünüp gaflet ve dalâlet cihetiyle, Erhamürrâhimîn’in Cennet-i Rahmetini ve Firdevs-i Nimetini Devamını Oku

  • ATARAKSİYA: yun. Tesirlere (etkilere) karşılık göstermeme, durgunluk hâli. * (Fels.) Ruhun sükunete ulaşması, arzu ve ihtiraslardan uzak kalma. Eski çağ felsefesi, hayatın gayesi, saadet olarak duygusuzluk halini gösteriyordu. İnsan arzuları sonsuz, düşmanları sonsuzdur, (mikroptan kuyruklu yıldıza kadar) ama iktidarı hiç denecek kadar az, zayıf bir mahluktur. Allah’ı tanımaz ve Onun kudretine dayanmazsa işte böyle saçmalıklara Devamını Oku

  • MUVAFFAKİYET: (C: Muvaffakiyât) (Vefk. den) Allah’ın yardımıyla başarı gösterme. * Ele geçirme, başarma. Devamını Oku

  • MAKHURİYET: Kahrolmuşluk, ezilmişlik, bitkinlik. Allah’ın kahr ve gazabına uğrama. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar