SALİF-ÜZ ZİKR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

SALİF-ÜZ ZİKR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SALİF-ÜZ ZİKR: Bildirilen, zikri geçen, mezkûr. Yukarıda ismi geçen. Yukarıda, daha evvel söylenen.

SALİF-ÜZ ZİKR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÂNİF-ÜZ ZİKR: Az önce bildirilen, biraz evvel tebliğ edilen. Devamını Oku

  • MÂRR-ÜZ ZİKR: Yukarıda zikri geçmiş olan, yukarda bahsedilmiş olan. Devamını Oku

  • MESBUK-ÜZ ZİKR: Adı ve zikri geçmiş, bahsedilmiş. Devamını Oku

  • GÜRİZ: f. Kaçma. * Kaçan. * Edb: Kasidelerde mevzuya girmeden evvel söylenen beyit. Devamını Oku

  • MEZKÛR: Zikri geçen. Zikredilmiş. Evvelce bahsi geçmiş olan. (Bak: Mezbur-Merkum) Devamını Oku

  • SÂBIK-UL BEYÂN: Yukarıda söylenillmiş, zikri geçmiş. Devamını Oku

  • ZİKR: (Zikir) Anmak, hatırlamak. Anılmak. * Allah’ı (C.C.) çok çok anıp azametini düşünmek ve esmâ-i hüsnâsını okuyup tefekkür etmek. * Kur’ân-ı Kerim’in bir ismi.(İ’lem eyyühel aziz! Tohum olacak bir habbenin kalbi yani içi delindiği zaman, elbette sünbüllenip neşvü nemâ bulamaz; ölür gider. Kezâlik, ene ile tâbir edilen enâniyetin kalbi, Allah Allah zikrinin şua ve hararetiyle Devamını Oku

  • ÂNİF-ÜL BEYÂN: Biraz evvel bildirilen, az önce beyan olunan. Devamını Oku

  • ZÜ-L KARNEYN: İki boynuzlu. Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen ve Peygamber olup olmadığı tam bilinmeyen büyük bir hükümdar ismi. İki zülüflü yahut da şark ve garbın hakimi olduğu için böyle denilir. Eski Yemen Padişahlarından birisidir. Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm zamanında bulunup Hazret-i Hızır’dan ders almıştır. Bazıları yanlış olarak bunu İskender-i Rumî ile karıştırır. İskender-i Rumî Milâddan 300 Devamını Oku

  • ZÜ-L KARNEYN: İki boynuzlu. Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen ve Peygamber olup olmadığı tam bilinmeyen büyük bir hükümdar ismi. İki zülüflü yahut da şark ve garbın hakimi olduğu için böyle denilir. Eski Yemen Padişahlarından birisidir. Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm zamanında bulunup Hazret-i Hızır’dan ders almıştır. Bazıları yanlış olarak bunu İskender-i Rumî ile karıştırır. İskender-i Rumî Milâddan 300 Devamını Oku

  • İHBARAT: Bildirilen haberler. İhbarlar. Bildirilen hadis-i şerifler. Devamını Oku

  • İBTİDAÎ: Başlangıca ait, en önce olarak. İlk, evvelâ. * Ham, işlenmemiş. * İlk tahsil veren okul. (Daha da evvel bunun yerine “Sıbyan Mektebi” tabiri kullanılırdı.) Devamını Oku

  • ALEM-İ ZÂTÎ: Zata âit isim, zatına âit işâret, zâtına mahsus alâmet, delil.(Evet, Zât-ı Akdes’in alem-i zâtîsi ve en âzamî ismi olan Lafzullahtan so a en âzam ismi olan Rahman, rızka bakar. Ve rızıktaki şükür ile ona yetişilir. Hem Rahman’ın en zâhir mânası, Rezzak’tır. M.) Devamını Oku

  • ÂNİFEN: Yukarıda. * Az önce, biraz evvel. Devamını Oku

  • BİAT-I RIDVAN: Kur’an-ı Kerim’in 48. Sûresi olan Fetih Sûresinde zikri geçen, Hz. Peygamber’e (A.S.M.) bağlılıklarını bildiren sahabelerin biatlarıdır. 1400 veya daha fazla olduğu bildirilir. Bu cemaata Ashab-ı Rıdvan da denir. (R.A.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar