ŞAHNİŞİN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ŞAHNİŞİN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ŞAHNİŞİN: f. Şahların oturmalarına lâyık yer. * Evin sokak üzerine olan çıkmaları.

ŞAHNİŞİN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HEVADİC: (Hevdec. C.) Kadınların binip oturmaları için devenin üzerine konulan küçük mahfeler. Devamını Oku

  • MÜSTE’MİN: Eman dileyen. Emane, emniyete erişen, nâil olan. (Gerek müslim, gerek zimmî veya harbî olsun.) İstiman eden. Emin edilmiş. * Canının bağışlanması şartiyle teslim olan. * Tar: Osmanlı ülkesinde oturmalarına müsaade olunan yabancı devlet tebaası. Osmanlı devleti ile sulh halinde bulunan ecnebiler. Ecnebi memleketlerde seyahat ve ikamet eden müslümanlar da bu sıfatla anılırlardı. * Kendisine Devamını Oku

  • UDVA’: Kuru, sert yer. * Üzerine oturulduğunda rahat olmayan yer. * Evin uzak olması. Devamını Oku

  • FİNÂ: Evin önü. Civar. Devamını Oku

  • BER: f. Üzere, üzerine, yukarı mânasına (ve Arabçadaki “Alâ” yerine edat-ı isti’lâdır) * Göğüs, sine, bağır, sadır. * Fayda. * Hamil. * Hıfz. * Yan. * Taraf. * Nâkil. Götürücü. * Meyve. * Yaprak. Varak. * Meme.* Genç kadın.* Evin kapısı. Devamını Oku

  • HAVAKÎN: (Hâkan. C.) Hükümdarlar, hakanlar, padişahlar, başbuğlar. Devamını Oku

  • AKAT: Evin ortası. Evin çevresi, etrafı. Devamını Oku

  • EKASİRE: (Kisrâ. C.) Kisralar, şahlar. Eski Acem padişahları. Devamını Oku

  • AKVET: Evin ortası. Evin çevresi. Devamını Oku

  • NİSAB: Zekât ölçüsü, ölçü miktarı. * Üzerine zekât verilmesi farz olan mal miktarı. * Asıl, esas. Sermaye mal. Derece, had. * Fık: Altının nisabı: 20 miskal; gümüşünki 200 dirhem (yani 600 gram); koyun ile keçinin 40 adet; sığır, manda 30; ve devenin nisabı da 5’dir. * Bir mecliste görüşmeye başlanabilmek, yahut karar verebilmek için bulunması Devamını Oku

  • NİSAB: Zekât ölçüsü, ölçü miktarı. * Üzerine zekât verilmesi farz olan mal miktarı. * Asıl, esas. Sermaye mal. Derece, had. * Fık: Altının nisabı: 20 miskal; gümüşünki 200 dirhem (yani 600 gram); koyun ile keçinin 40 adet; sığır, manda 30; ve devenin nisabı da 5’dir. * Bir mecliste görüşmeye başlanabilmek, yahut karar verebilmek için bulunması Devamını Oku

  • HALİFE-İ RUY-İ ZEMİN: Yeryüzünün halifesi mânâsına gelen bu tabir, Yavuz Sultan Selim Han’dan so a Osmanlı Padişahları hakkında kullanılmıştır. Devamını Oku

  • KUÇE: f. Dar sokak, küçük sokak. * Pazar, çarşı. Devamını Oku

  • DARB: (C.: Dürub) Kapı, bâb. * Büyük, geniş sokak. * Dâr-ı İslâmla dâr-ı harp arasında olan sınır ve hudut. Devamını Oku

  • VAHDEDDİN: (Aslı: Vahîdüddin, fakat Türkçede Vahdeddin şeklinde telâffuz edilir.) (Bak: Vahîd) Osmanlı Padişahlarının sonuncusu ve otuzaltıncısının adıdır. (Mi: 1861-1926) Zeki, dirayetli ve dindardı. Osmanlılar ve İslâm âlemi için bir felâket işareti olan Sevr Muahedesini imzalamadı. Osmanlı ordusu olarak emrine bırakılan yegâne taburu Ayasofya Câmii etrafında sipere sokup câmiye çan takmak isteyenlere “Ateş edin” diye emir Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar