SÂHİB-İ HÂNE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

SÂHİB-İ HÂNE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SÂHİB-İ HÂNE: Ev sâhibi. Sahib-ül beyt.

SÂHİB-İ HÂNE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SÂHİB-İ HÂNE: Ev sâhibi. Sahib-ül beyt. Devamını Oku

  • SÂHİB-ÜL BEYT: Ev sâhibi. Devamını Oku

  • SÂHİBET-ÜL BEYT: Ev sâhibesi. * Kadın ev sâhibi. Devamını Oku

  • HANE-HUDA: f. Ev sahibi, sahib-ül beyt. Devamını Oku

  • SÂHİBE: (Müe.) Bir şeyin sahib ve mâliki olan kadın. Devamını Oku

  • SÂLÂR-I BEYT-ÜL HARAM: Beyt-ül Haram’ın reisi ve başkumandanı olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm. Devamını Oku

  • BEYT-ÜL MAKDİS: Mukaddes ev. Beyt-ül Mukaddes de denir. Çok eskiden Peygamberlerin inşâ ettikleri kudsî mâbet. Bir ismi de Mescid-ül Aksâdır. * İnsanın, Cenab-ı Hak’tan başka kimse ile tatmin olmayan kalbine de aynı isim verilir. Devamını Oku

  • BEYTÜLMAL: (Beyt-ül mâl) İlk defa Hz. Muhammed (A.S.M.) tarafından kurulan ve gelir kaynaklarıyla sarfiyat yerleri şer’î olarak tayin edilmiş İslâm devletinin mâliye hazinesi.Gelir kaynakları: 1- Zekât ve sadakalar. 2- Ganimetler. 3- Fey=Zekât ve ganimet dışında kalan ve beyt-ül male ait olan mallar.Beyt-ül malden yapılan harcamalar şu kimseleri ihtiva eder:1- Fakirler ve miskinler. 2- Zekât memurları. Devamını Oku

  • EİMME-İ EHL-İ BEYT: Ehl-i Beyt’ten yetişen, saltanata bilfiil girmeyen ve karışmayan en salâhiyetli, mânevi nüfuz ve ilim ve riyaset sahibi imamlar. Devamını Oku

  • ARÂZİ-İ ÖŞRİYYE: Huk: Ziraat olundukça her sene hâsılatından beytülmâle, beytüssadakaya konulmak üzere, fakirlerin hakkı olan öşür alınan arâziler. Devamını Oku

  • HULEFÂ-İ MEHDİYYÎN: Mehdi olan halifeler. Yani âhir zamanda gelen büyük mehdinin bazı vâsıflarına sahib olan halifeler. (Bak: Mehdi)(Hz. Mehdi’ye dair muhtelif rivayetler var. Tafsilat ve tasvirat başka başkadır… Resul-i Ekrem (A.S.M.) vahye istinaden herbir asırda kuvve-i mâneviye-i ehl-i imanı muhafaza etmek için, hem dehşetli hadiselerde ye’se düşmemek için, hem âlem-i islâmiyetin bir silsile-i nuraniyesi olan Devamını Oku

  • HUBB-U EHL-İ BEYT: f. Ehl-i Beyt’e olan sevgi ve bağlılık. Hz. Peygamber’in (A.S.M.) neslinden gelenleri, onun izinden gidenleri ve onun yolunda sâdık olup sebat edenleri sevmek. Devamını Oku

  • HUBB-U EHL-İ BEYT: f. Ehl-i Beyt’e olan sevgi ve bağlılık. Hz. Peygamber’in (A.S.M.) neslinden gelenleri, onun izinden gidenleri ve onun yolunda sâdık olup sebat edenleri sevmek. Devamını Oku

  • BEYTÛTET: (Beyt. den) Gece kalma, geceleme. * Ayırmak, teferruk. * Gece baskın yapmak. Devamını Oku

  • ZİYAFET: Misafire yedirip içirme, ikram etme. Misafir kabul etme.(Görünüyor ki; bu âlemin sâhibi -yaptığı şu kadar fiillerin delâletiyle- hârika bir sahâvete sahib olduğu gibi nur ve ziya ile dolu güneşler ve meyve ve semereler ile hâmile eşcar ve ağaçlar misillü pek çok hazineleri vardır. Binaenaleyh bu ebedî sahâvet, tükenmez servet, ebedî bir ziyafetgâhı ister ve Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar