SÂHİB-İ ARZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SÂHİB-İ ARZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SÂHİB-İ ARZ: Devleti temsil eden zât.

Sponsorlu Bağlantılar

SÂHİB-İ ARZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜMESSİL: Vekâlet eden. Bir şahsı bir topluluğu veya şahs-ı mâneviyi temsil eden. * Benzeten. * Kitap bastıran. * Vekil. * Rol temsil eden. Aktör. Devamını Oku

  • HİSSE SENEDİ: Sermayesi paylara bölünebilen ticaret şirketlerinde, ortalıkdan doğan hakları ve sermaye payını temsil eden değerli evrak. Devamını Oku

  • AMMAL: Yapıcılar. * Devleti idare eden adamlar. Devamını Oku

  • ZEYNEB: Eski fetva metinlerinde kadını temsil eden isimlerden biri. * Gül. (Bak: Hatice) Devamını Oku

  • HATÎCE: (Hadîce) Vakitsiz ve erken doğan kız çocuğu. * Fetva metinlerinde kadını temsil eden umumi isimlerden birisi. (Ötekiler: Hind, Fâtıma ve Zeyneb’dir.) Devamını Oku

  • DİKTATÖR: Fr. Mevcut kanunları çiğneyerek, örf ve adalet esaslarına aykırı olarak, devleti keyfine göre idare eden devlet adamı. Müstebid. Devamını Oku

  • OSMANLI: Osmanlı Devleti teb’asından olan. * Anadolu Selçuklu Devleti’nin Bizans sınırındaki Beyliğin reisi olan Ertuğrul Bey’in vefatından so a, Mi: 1288’de yerine geçen Osman Beyin kurduğu devlete mensup olan. Devamını Oku

  • MELAİKE-İ KİRAM: Büyük meleklerin büyükleri: Cebrâil, Mikâil, İsrâfil, Azrâil (A.S.)(… Melâike, bir ümmet-i azimedir ki; sıfat-ı iradeden gelen ve şeriat-ı fıtriyye denilen evamir-i tekviniyesinin hamelesi ve mümessili ve mütemessilleridirler. S.)(… Hem meselâ küre-i arz, küre-i arzın nevileri adedince başlar ve o nevilerin ferdleri sayısınca diller ve o fertlerin a’za ve yaprak ve meyveleri mikdarınca tesbihatlar Devamını Oku

  • HİTABET BERATI: Eskiden vazifeli cami hatiblerine, hatibliğe tayin olduklarına dair verilen vesika. (Osmanlı İmparatorluğu zamanında yan zamanda halife olan padişahı temsil eden, cuma ve bayram hutbelerine çıkan bu hatiblere pek fazla ehemmiyet verilirdi. Hitabet beratı olmayan hatibler, cuma ve bayramlarda hutbe okuyamazlardı.) Devamını Oku

  • HÂTEM: Mühür. Üzerinde yazı olan ve mühür yerine kullanılan yüzük. * Son. En son.(…Sath-ı arzda altı ay zarfında beşerin haşrini temsil eden o sayısız haşir ve neşirlerde görünen rububiyetin o tasarruf-u aziminde pek yüksek, büyük ve ince nakışlı bir hâtemi vardır. Mahlukatın icadında görünen şu intizamlar, suhuletler, sür’atler, imtiyazlar hep o hâtemin parıltısından meydana geliyorlar. Devamını Oku

  • MUAVİYE: (Mi: 603 – 682) Sahabe-i Kiramdan olup Şam’da yirmi seneden ziyade valilik yaptı, so a hilâfetini ilân etti. Yirmi sene de halifelik yaptı. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâmın kayın biraderi ve vahiy kâtibi idi. Beni Ümeyye sülalesinden olan bu zattan itibaren İslâm Devletine, Emevi Devleti denmiştir. (Bak: Emevi Devleti)(Eğer denilse: Neden hilâfet-i İslâmiye Al-i Beyt-i Devamını Oku

  • HİLAFET-İ SENİYYE: Büyük, yüce hilafet. Osmanlı Devleti hilafeti. Devamını Oku

  • MÜSTE’MİN: Eman dileyen. Emane, emniyete erişen, nâil olan. (Gerek müslim, gerek zimmî veya harbî olsun.) İstiman eden. Emin edilmiş. * Canının bağışlanması şartiyle teslim olan. * Tar: Osmanlı ülkesinde oturmalarına müsaade olunan yabancı devlet tebaası. Osmanlı devleti ile sulh halinde bulunan ecnebiler. Ecnebi memleketlerde seyahat ve ikamet eden müslümanlar da bu sıfatla anılırlardı. * Kendisine Devamını Oku

  • KIYAS-I TEMSİLÎ: Temsil tarzında yapılan mukayese.(Diyorsunuz ki: “Sen sözlerde kıyâs-ı temsili çok istimal ediyorsun. Halbuki fenn-i mantıkça, kıyas-ı temsili, yakini ifade etmiyor. Mesâil-i yakiniyede bürhan-ı mantıki lâzımdır. Kıyas-ı temsilî, usul-i fıkıh ulemasınca zann-ı galib kâfi olan metalibde istimal edilir. Hem de sen, temsilâtı bazı hikâyeler suretinde zikrediyorsun. Hikâye hayalî olur, hakiki olmaz. Vâkıa muhalif olur?”Elcevab: Devamını Oku

  • SASANİLER: İran’da ikibin yıl önce devlet kuran bir sülâledirler. İlk meşhur hükümdarları Erdeşir’dir. Devleti kuvvetlendirdi ve Doğu Anadolu’yu Romalılardan aldı. Ünlü pâdişahlarından ve âdil ismi ile tanınan Nuşirevan İslâmiyetten önce yaşamıştır. Altıyüz seneden ziyade devletleri devam eden Sâsâniler, İslâmiyetin karşısında sarsılmışlar, nihayet 636’da Nihavend muharebesi ile ortadan kaldırılmışlardır. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar