SADR-I ÂLİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SADR-I ÂLİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SADR-I ÂLİ: Vezirlerin veya vekillerin başkanı. Sadrâzam.

Sponsorlu Bağlantılar

SADR-I ÂLİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SADRÎ: (Sadriye) Göğüsle ilgili, göğüse ait. Devamını Oku

  • SADRÎ: (Sadriye) Göğüsle ilgili, göğüse ait. Devamını Oku

  • MİSBAH-I SADRÎ: Göğüs yüzgeçi. Devamını Oku

  • BENÂT-ÜS SADR: Endişe. * Hayal. * Kederler. Devamını Oku

  • SADR-I İSLÂM: Baş vezir, padişahın vekili, başvekil. Devamını Oku

  • SADR-I AZAM: Baş vezir, padişahın vekili, başvekil. Devamını Oku

  • SAFA-YI SADR: f. Gönül şenliği, kalbin itmi’nan ve sevinç içerisinde olması, meserret üzere olmak. Devamını Oku

  • SADR: Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. Devamını Oku

  • KELKEL (KELKÂL): (C.: Kelâkil) Göğüs, sadr. Devamını Oku

  • KASSÎ: Göğüsle alâkalı. Sadrî. Devamını Oku

  • MUTASADDIR: (C.: Mutasaddırin) (Sadr. dan) Baş köşeye kurulan. Başa geçip oturan. Devamını Oku

  • MUTASADDIR: (C.: Mutasaddırin) (Sadr. dan) Baş köşeye kurulan. Başa geçip oturan. Devamını Oku

  • MUTASADDIR: (C.: Mutasaddırin) (Sadr. dan) Baş köşeye kurulan. Başa geçip oturan. Devamını Oku

  • HİCAB-I HÂCİZ: (Hicab-ı sadr) Tıb: Göğüs ile karın uzuvlarını birbirinden ayıran perde, zar. Diyafram. Devamını Oku

  • VEKÂLETPENÂH: f. Padişahın vekili olan, sadrâzam. Başvekil. Başbakan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar