RÜKEB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

RÜKEB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

RÜKEB: (Rükbe. C.) Dizler, dizkapakları.

Sponsorlu Bağlantılar

RÜKEB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SECDE: Allah’ın (C.C.) huzurunda yere kapanış. İbadet ve Allah’a (C.C.) memnuniyetini ve itaatini bildirmek veya şükretmek için yere kapanarak alın, burun ucu, eller, dizler ve ayak uçları yere gelecek şekilde yapılan en büyük tazim ifade eden hareket. Namazın bir rüknü. Devamını Oku

  • KEBİR: Büyük, âli, yüce. Devamını Oku

  • HARÎK-I KEBİR: Büyük yangın. * Büyük Cihan Harbi. Devamını Oku

  • HARK-I KEBİR: Büyük yangın. * Cihan Harbi. (daha ziyade ihrak olarak kullanılır) Devamını Oku

  • CEVŞEN-İ KEBÎR: Büyük zırh. Şii kaynaklarına göre, Peygamberimiz Hz. Muhammed e (A.S.M.) vahiyle gelen en azîm ve en mühim bir münâcâtın ismidir. İçinde Esmaı Hüsna olması sahih olduguna delil değildir. Cevşen 14. asra kadar hiç bir islam alimi tarafından rivayet edilmemiştir. Devamını Oku

  • SAHRA-YI KEBİR: Büyük çöl. Cezayir, Tunus ve Libya’nın güneyinden Çat Çölü hizasına kadar uzanan Afrika’nın en büyük çölü. Devamını Oku

  • SEFİR-İ KEBİR: Büyük elçi. Devamını Oku

  • CAMİ-İ KEBİR: Büyük cami. Devamını Oku

  • HAVZ-I KEBİR: Fık: Büyüklüğü 45 – 50 metre kare genişliğinde olan akmayan, durgun su bulunan havuzdur. Genişliği bu ölçüden küçük olursa ona havz-ı sagir denilir. Devamını Oku

  • EKBER-ÜL KEBÂİR: Kebâirin kebâiri. Büyüklerin en büyüğü. Büyük günahların en büyüğü. (Bak: Mubikat-ı seb’a) Devamını Oku

  • BAHR-İ MUHİT-İ KEBİR: (Bahr-i Muhit-i Mutedil) Büyük Okyanus. Pasifik Okyanusu. Devamını Oku

  • KEBİB: Darı. Devamını Oku

  • KEBİSE: Dört senede bir takarrur eden ve bir gün fazlası olan sene. Şubatın 29 gün olduğu sene. Devamını Oku

  • KEBİCEK: Kış otu. Devamını Oku

  • KEBİRE: (Müe.) Büyükler. Büyük günahlar. (Bak: Kebair) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar