RUHSATİYYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

RUHSATİYYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

RUHSATİYYE: San'at veya ticaret için verilen izin kâğıdı.

Sponsorlu Bağlantılar

RUHSATİYYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • RUHSATİYYE: San’at veya ticaret için verilen izin kâğıdı. Devamını Oku

  • RUHSAT: (C.: Ruhas-Ruhsat) İzin, müsaade. * Genişlik. * Kolaylık. * Fık: Kulların özürlerine mebni, kendilerine bir suhulet ve müsaade olmak üzere, ikinci derecede meşru’ kılınan şeydir. Sefer halinde Ramazan-ı Şerif orucunun tutulmaması gibi. Vuku’ bulan ikraha mebni, birisinin malını itlaf etmek de bu kabildendir ki, bu halde bu itlaf hakkında bir ruhsat-ı şer’iyye bulunmuş olur. Devamını Oku

  • LİSANS: Fr. Herhangi bir mevzuda verilen izin. Müsaade belgesi. * Üniversite tahsili tamamlanınca alınan diploma. * Bir sporcunun resmi yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonu tarafından kendisine verilen kayıt fişi veya kimlik kartı. * İthal veya ihracı serbest bırakılmayarak muayyen bir nizama bağlanmış malların ithal veya ihracı için idare tarafından verilen müsaade. Devamını Oku

  • MESAG-İ KANUNÎ: Kanunen izin ve ruhsat verilmiş. Devamını Oku

  • CEVAZ: Müsaadeli. Ruhsat, izin. Câiz olma. * Yol, tarik ve meslek. Devamını Oku

  • İHBARİYYE: Haber vermek işi. * Kaçak veya kayıp eşyayı haber verene mükâfat olarak verilen para. Devamını Oku

  • KADEMİYYE: Ayak bastı parası. * Eskiden hükûmete ait bir davetiye veya emri tebliğ etmek için gönderilen memura, masrafları karşılığı olarak verilen ücret. Devamını Oku

  • ARDİYYE: Ticaret eşyasının saklandığı yer. * Böyle bir yerde saklanan eşya için ödenen ücret. Devamını Oku

  • İZİNNAME: f. Eskiden bir nikâhın kıyılabilmesi için kadı tarafından verilen izin kâğıdı. Devamını Oku

  • İKRAMİYE: Hürmet ve mükâfat için verilen para veya hediye. * Memurlara maaş haricinde ve her sene belli bir zamanda verilen para. * Yapılan iyilik karşılığı olarak verilen hediye veya para. * Satıcı tarafından pazarlığın hâricinde olarak müşteriye yahut arada vasıta olana verilen şey. * Bazı teşekkül ve müesseselerin belirli zamanlarda, hisse sahiplerine kur’a çekerek dağıttıkları Devamını Oku

  • İMTİYAZ: Diğerlerinden ayrılmak. Farklı olmak, benzerlerinden ayrılmak. * Resmi veya hususi izin. * Masraflı veya mes’uliyetli bir işin başkaları yapmamak üzere bir şahıs veya şirket yahut da bir hey’ete tahsis edilmesi. Devamını Oku

  • HİLAFETNAME: Tarikata intisab ile usulü dairesinde belirli mevkilere çıkarak irşad mertebesine yükselenlerden isteklilerin irşad ve terbiyesine ruhsat ve izni mutazammın şeyhi tarafından verilen mühürlü vesika. Devamını Oku

  • DUHULİYE: Eskiden, satılmak üzere şehir ve kasabalara getirilen her cins ticaret malından alınan vergi. * Bir yere girmek için verilen para. Devamını Oku

  • KÂHYA: Büyük konaklarda ev işlerini idare eden kimselerle san’at ve ticaret sahiplerinin işlerine bakmak üzere hükümet tarafından seçilen kimselere eskiden verilen addır. Devamını Oku

  • BENDER: (C.: Benâdir) Ticaret yeri, işlek ticaret iskelesi, büyük iskele. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar