RIKA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

RIKA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

RIKA: Üzerine yazı yazılan deri veya kağıt parçaları. * Kısa mektublar. * Yamalar. * İstidalar. Müzekkereler. Dilekçeler.

Sponsorlu Bağlantılar

RIKA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • RUK’A: (C.: Rıka’-Ruka’) Kısa mektub. * Üzerine yazı yazılan kâğıt veya deri parçası. * Dilekçe. * Yama. Devamını Oku

  • CELD: Lügat mânası, deri üzerine vurmaktır. * Fık: Muhsen olmayan mükellef zâni veya zâniyenin muayyen uzuvlarına vech-i mahsus üzere değnek veya kamçı ile vurmaktır. Bu ceza, mücrimin cildi yani derisi üzerine tatbik edildiği cihetle “celde” adını almıştır. Devamını Oku

  • İNKILÂB ALE-L A’KIB: Ökçeler üzerine dönmek demektir ki, asker yürüyüşünde olduğu gibi, tam sağdan veya soldan geri dönmektir. İki ökçeyi birden yerinde çevirmek suretiyle inkılâb ale-l a’kıb, ayakları çaprazlaştırdığından yürümeyi imkânsız bırakır. Kur’an’da bu tâbir ya harbde firardan kinaye veya dinde irtidaddan mecaz olmak üzere iki mânâya muhtemildir. (E.T.) Devamını Oku

  • DER-HAST: f. Arzu, taleb, istek, dilek. * Dilekçe, istida. Devamını Oku

  • MUHARRERÂT-I RESMİYE: Resmi mektublar veya yazılar. Devamını Oku

  • SANSÜR: Fr. Neşr olacak şeylerin (kitap, film veya mektubların) hükümetçe kontrol edilmesi işi. Devamını Oku

  • AKDERİ: Eski zamanda kağıt yerine kullanılan ve üzerine yazı yazılan deri. Devamını Oku

  • AKDERİ: Eski zamanda kağıt yerine kullanılan ve üzerine yazı yazılan deri. Devamını Oku

  • RİYAZ: (Ravza. C.) Bahçeler. Ağaçlık, çimenlik yerler. Yeşil bahçeler. Devamını Oku

  • ARZUHAL: (Arz-ı hâl) Bir iş için bir makam veya resmi daireye bir iş sahibinin verdiği dilekçe. İstida-nâme. Devamını Oku

  • MERKUB: (Rükub. dan) Üzerine binilmiş, bindirilmiş. * Üzerine binilen hayvan veya nakil vasıtası. Devamını Oku

  • BALAST: ing. Demir yollarında traverslerin altına; şoselerde ise düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş parçaları. Devamını Oku

  • KALEMKÂR: f. Tülbent veya ince kumaş üzerine fırça ile şekiller yapan yazmacı. * Maden üzerine kazarak şekiller yapan kimse. * Duvar veya tavanlara süs yapan, nakkaş. Devamını Oku

  • İMKÂN-I ÖRFÎ: Emsaline pek az rastlanan hârika bir âdet veya keramet gibi. Devamını Oku

  • EDEVAT: (Edat. C.) Aletler. Takımlar, parçalar. * Gr. Fiil veya isimlere eklenen küçük kelime veya harfler. Edatlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar