RESÜL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

RESÜL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

RESÜL: Peygamber. Yeni bir kitap ve yeni bir şeriat ile bir ümmete veya bütün beşeriyete Allah tarafından Peygamber olarak gönderilmiş olan zât. Mürsel de denir. Yeni bir kitap ve şeriatla gelmeyip kendinden evvelki Resülün getirdiği kitap ve şeriatı devam ettirirse, ona Nebi denir. * Haberci. * Huk: Tasarrufta hakkı olmaksızın, birisinin sözünü olduğu gibi bir başkasına bildiren kimse. * Elçi.

RESÜL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NEBİ: Haber getiren. Peygamber. Yeni bir kitap ve şeriatla gelmeyip kendinden evvelki Resülün getirdiği kitap ve şeriatı devam ettiren Peygamber. (Bak: Resül) Devamını Oku

  • RESÜL-ÜL MELÂHİM: Resül-i Ekrem’in (A.S.M.) bir ismidir. Cenk ve muharebe ile de vazifeli olduğundan ümmeti ve kendisi din için, dinin ihyası uğrunda büyük muharebelere mükellef olduğundan bu isim ile de yâd edilmiştir. Devamını Oku

  • RESÜL-ÜR RAHAT: Resül-i Ekrem’in (A.S.M.) bir ismidir. Kendisine tâbi olup onun getirdiği hakikatları tasdik ve iman ile insanlar büyük nimetlere ve rahatlara mazhar olduklarından kendisine bu isim verilmiştir. Ve kendisi buyurmuştur ki: “Ben dinin doğruluğu ve kolaylığı için peygamber gönderildim.” … İnsanlara en büyük selâmeti ve rahatı bahş eden Resül-i Ekrem’in (A.S.M.) getirdiği İlâhî hakikatlar, Devamını Oku

  • RESİL: (C.: Rüsül – Rüselâ) Elçi. Devamını Oku

  • RESÜLULLAH: Allah’ın (C.C.) gönderdiği Peygamber. Hazret-i Muhammed’in (A.S.M.) bir ismi. Devamını Oku

  • BAKARA SÛRESİ: Kur’an-ı Kerim’in 2. Sûresi olup Medine-i Münevvere’de nâzil olmuştur. (Bu sûre, Mûsâ Aleyhisselâm’ın risâleti ile o milletin seciyelerine girmiş olan bakarperestlik mefküresini kesip öldürdüğünü, bir bakarın zebhi ile anlatır ve şu cüz’i hadise ile beşerin dünyevî menfaatlarına en çok vesile olan şeylere perestiş etmesi gibi, gaflet ve dalâletin köklerini kesecek bir külli düsturu, Devamını Oku

  • BEYYİNE SÛRESİ: Kur’an-ı Kerim’in 98. suresi olup “Kayyime, Münfekkin, Beriyye, Lemyekün” Sûresi gibi isimlerle de söylenir. Devamını Oku

  • VAV-I HÂLİYE: Haller cümle olabilir. Eğer isim cümlesi olursa, başında bir “vav” bulunur. Ona Vav-ı hâliye denir. Bu vav, hâl’i zi-l-hâle bağlar. (Reeytuhu ve biyedihi kitâbün: Elinde bir kitap olduğu halde onu gördüm) cümlesindeki gibi. Devamını Oku

  • RES: f. (Residen: Erişmek mastarının emir köküdür.) “Ulaşan, erişen, yetişen” mânasına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Devamını Oku

  • CUM’A SÛRESİ: Kur’an-ı Kerim’in 62. ve Medine-i Münevvere’de nâzil olan sûresi. Devamını Oku

  • RESİS: Yaralı, mecruh. * Köhne, eski. Eskimiş, yıpranmış. Devamını Oku

  • RESİDE: f. Erişmiş, ulaşmış, yetişmiş. Devamını Oku

  • RESİF: Su yüzüne kadar gelen sıralanmış kayalar. Devamını Oku

  • RESİM: Bir çeşit deve yürüyüşü. Devamını Oku

  • RESİBE: (C.: Rasibât) Dizlerde ve mafsallarda olan hastalık. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar