REŞİD(E) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

REŞİD(E) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

REŞİD(E): Doğru yolda giden, hak yolunda olan. * Akıllı, iyi davranan. Ergin, olgun. * Büluğ çağına girmiş kimse. * Doğru yola sevkeden, hayra delâlet eden. * Fık: Malını muhafaza hususunda aklı eren, istediği gibi meşru yolda sarfedebilen kimse.

Sponsorlu Bağlantılar

REŞİD(E) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • RAŞİD(E): (Rüşd. den) Hak dinini kabul eden, doğruya giden, rüşde erişmiş olan. * Akıllı. Devamını Oku

  • HÂDİY-ÜT TARİK: Hidayet yoluna sevkeden, mürşid. Doğru yolda giden. Devamını Oku

  • FÂSİD(E): Bozguncu. * Doğru olmayan. Bozuk. Müfsid. * Yanlış olan. * Fık: Aslen sahih olup, vasfen sahih olmayan. Yani, kendi nefsinde meşru’ iken gayr-i meşru’ bir şeye yakınlığı sebebiyle meşru’iyyetten çıkan şeydir. İbadet hususunda fâsid ile bâtıl aynı şeydir. Meçhul bir şeyi satmak gibi. (Bak: Bâtıl) Devamını Oku

  • ZAHİD(E): (Zühd. den) Tas: Borç olan ibadetlerden, aslî vazifelerden başka dünya süs ve makamlarından feragat eden kimse. Sofi. Müttaki. Zühd ve perhizkârlıkla muttasıf. Devamını Oku

  • EŞREŞ: Muhalefet eden, karşı gelen. Devamını Oku

  • MÜCAHİD: Cihad eden. Çalışan. Din için çalışan. Düşmanlara karşı koyan. Çarpışan. * Fık: Allah (C.C.) yolunda gönüllü olarak cihada iştirak etmek istediği halde nefakadan, silâh ve saireden mahrum olan gazi demektir. Âyet meâli: “Bizim uğrumuzda mücahede edenlere mutlaka yollarımızı gösteririz ve hiç şüphe yok ki, Allah muhsinlerle -Allah’ı görür gibi ibadet eden mücahidlerle- beraberdir. (Sure Devamını Oku

  • EŞAİRE: (Eş’ari. C.) Dinde meşhur imam Eb-ul-Hasan-ül-Eş’arî’ye bağlı olan sünnet ehlinin bir kısmı. Devamını Oku

  • FERİD(E): Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ. * Doğrudan doğruya Kur’andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyaullah. Yalnız ve münferid. * Zamanında eşine rastlanmıyan. Akran ve emsali yok. * Dizilmiş inci. * Bir tane, nefis ve müntehab kıymetli cevher. * Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse. Devamını Oku

  • MÜTEREŞŞİD: (Reşad. dan) Doğru yola girmiş olan. Devamını Oku

  • REŞAD: Hak yolda yürümek. Doğru yolda olmak. Doğru yolu bulup ondan sapmamak. * Aklın kuvvetli olması. Devamını Oku

  • DÜRC(E): Kutu, kutucuk, küçük kutu. * Mücevherat kutusu. * Hokka gibi olan ağız, biçimli ağız. Devamını Oku

  • RİE (RE’): Akciğer. Devamını Oku

  • EŞCAR-I MÜSMİRE: Meyve ağaçları. Devamını Oku

  • MÜTERAHHİL(E): (Rıhlet. den) Göç eden, hicret eden. Bir yerden diğer bir yere göçen. Yola çıkmış olan. Devamını Oku

  • SÂLİK: (Sülûk. dan) Bir yolda giden. Belli bir yol tutup giden. * Bir tarikat yolunda olan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar