REMA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

REMA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

REMA: Bir yerde ikamet eylemek. * Ziyade olmak. * Riba, faiz. * Bir haberi zan ile anlayıp idrak etmek.

Sponsorlu Bağlantılar

REMA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KÜREMA: (Kerim. C.) Kerimler. Devamını Oku

  • TÜNU': Mukim olmak, ikamet etmek, bir yerde oturmak. Devamını Oku

  • HÜSN-Ü TEDBİR: İyi düşünülerek tutulan yol. Tefekkür ile tasmim etmek, ihtiyar olunacak meslek ve harekete karar vermek. * Bir kimseden bir haberi nakil ve rivâyet eylemek. * Bir şeye iyi muvaffak olmak için o işe muvafık ve hesaplı hareket etmek. Devamını Oku

  • BÜLUD: Mukim olmak, ikamet etmek, oturmak. * Köhne olmak, eskimek. * Meclise geç gelmek. Devamını Oku

  • TEDNİH: Zayıf görüş. * Oturmak, ikamet etmek, mukim olmak. Devamını Oku

  • MUKATANE: Mukim olmak, oturmak, ikamet etmek. Devamını Oku

  • MUKATANE: Mukim olmak, oturmak, ikamet etmek. Devamını Oku

  • MEŞ’UR: Bir şeyi iyice idrak eylemek. * Şuurlu. Kendini bilen. * Tanımak. Devamını Oku

  • İDRAKAT: (İdrak. C.) Anlayışlar, kavrayışlar, idrak etmeler. Devamını Oku

  • ALGI: (İdrak) İnsanın kendi varlığından veya çevresinden aldığı uyarımların, zihinde yorumlanması, mânalandırılması. Doğru idrak gibi yanlış idrak da olabilir. Yanlış idrak göz yanılması yâhut olmıyan bir şeyi görmek şeklinde olabilir. Dünyayı, idrak sayesinde tanıyoruz. Bir idrakte hem afâki (objektif, nesnel), hem enfüsi (sübjektif, öznel) unsurlar bulunur. Bu sebeple idrak, gerçeğin bizzat kendisi değil, gerçeğin bir Devamını Oku

  • ASEF: (Asf) Büyük kadeh. * Bir şeyi almak. * Yoldan çıkmak. Zulüm eylemek. Körü körüne gitmek. * Birisini istihdâm eylemek. Irgatlık etmek, tarlada işçilik etmek. * Ölüm. (Kamus’tan alınmıştır.) Devamını Oku

  • CA’L: Yaratmak, halk. * Almak. * İş işlemek. Yapmak. * Bu kelime Kur’ân-ı Kerim’de onüç vecihle kullanılmıştır:1- Tafak ve ahz (inşâ ve ikbal) mânasına; bir işi işlemeğe müteveccih olup başlamak ve işler olmak.2- Halketmek, yaratmak.3- Kavl ve irsal.4- Tehiyye ve tesviye (tanzim ve düzeltme).5- Takdir.6- Tebdil.7- Bir şeyi bir şeye dâhil etmek.8- Bir şeyi kalbe Devamını Oku

  • İ’MAL: Yapmak. İşlemek. İhdas eylemek. * Kullanmak. * Zabt, idare ve hâkimlik etmek. * Fık: Sözü mühmel bırakmayıp bir mâna ile mukayyed ve yüklü eylemek. Devamını Oku

  • FAİZ: Ödünç verilen para için alınan ve şer’an haram olan kâr. Faizin iş hayatındaki mânası, “sen çalış, ben yiyeyim”dir. Küçük tasarruf sahiplerinin paraları bankalarda toplanıp, büyük yekûnlere ulaşır. Banka bu parayı aldığından daha büyük faizle iş sahiplerine kredi olarak verir. İstihsâl edilen (üretilen) malların fiatına masraf olarak bu faiz eklenir. Böylece malların fiatı faiz yüzünden Devamını Oku

  • MÜNAFERET: Birbirinden kaçıp nefret etmek, karşılıklı huzursuzluk. * Adâvet, hased ve şeref cihetinde hakeme müracaat eylemek. * Birbiri ile müfahere eylemek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar