REBİH Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

REBİH kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

REBİH: Organları sülpük ve sarkık olan iri insan.

REBİH ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • A’ZA-YI DÂHİLİYE: İç organlar. Devamını Oku

  • RİBHALE: Azası büyük olan, organları iri olan. Devamını Oku

  • AYTEMÛS: (C.: Atâmıs) Bütün vücut organları yerli yerince ve tam olarak yaratılmış olan. Devamını Oku

  • ELHA: Malâyâni ve boş konuşan. * Dizlerinden biri diğerinden büyük olan deve. * Karnı sarkık olan. (Müennesi: Lahva) Devamını Oku

  • AMPİRİZM: Fls. (Deneyci felsefe) Her çeşit bilginin kaynağının duyu organlarının kullanılması sonucu kazanılan tecrübe olduğunu, duyu organlarının kullanılmadan hiçbir bilginin akılda yer alamıyacağını savunan felsefe. Akılcı felsefe gibi bu felsefenin de aşırı iddiasının yanlışlığını, tenkitçi felsefe ve psikoloji göstermiştir. Bilgi için ne sadece tecrübe, ne de düşünme gücü (akıl) yeterlidir. Devamını Oku

  • AMPİRİZM: Fls. (Deneyci felsefe) Her çeşit bilginin kaynağının duyu organlarının kullanılması sonucu kazanılan tecrübe olduğunu, duyu organlarının kullanılmadan hiçbir bilginin akılda yer alamıyacağını savunan felsefe. Akılcı felsefe gibi bu felsefenin de aşırı iddiasının yanlışlığını, tenkitçi felsefe ve psikoloji göstermiştir. Bilgi için ne sadece tecrübe, ne de düşünme gücü (akıl) yeterlidir. Devamını Oku

  • HİSS-İ SELİM: Selim his. Her çeşit zarar verebilecek olan, müsbet olmayan ve şerre giden şeylerden kendini koruma hissi. * Sağlam ve insanı yanıltmayan his. Devamını Oku

  • ŞEMŞELİK: Derisi ve âzâsı sarkık ve sülpük olan kadın. * Seri yürüyüşlü kadın. Devamını Oku

  • HEDLAK: Dudakları sarkık olan. Devamını Oku

  • AKS-İ KAZİYE: (Mantıkta) Doğru farzedilen bir hükmün, konusu ile yükleminin (mahmulünün) ters çevrilmesi ile zaruri bir sonucun elde edilmesidir. Çeşitli şekilleri vardır. Meselâ : “Her insan canlıdır.” sözünde konu olan insan ile, yüklem olan canlı sözü yer değiştirilerek (aksedilerek) şu hüküm elde edilir: “Bazı canlılar insandır.” Devamını Oku

  • EBZER: Üst dudağında sarkık derisi olan. Devamını Oku

  • MÜNSEDİL: Salıverilmiş. Gevşetilip sarkıtılmış olan. Devamını Oku

  • HATLA’: Kulakları sarkık olan kadın. (Müz: Ahtal) Devamını Oku

  • TENEVVÜH: (Nevha. dan) Ölüye feryad ederek ağlamak. * Sarkıp sallanıp öteberi hareket etmek. Devamını Oku

  • KAB-I KAVSEYN: İmkân ve vücub ortasında bir makam. * İki yay uzaklığı mesafesi.(… İşte mevcudatın en eşrefi olan zihayat; ve zihayat içinde en eşref olan zişuur; ve zişuur içinde en eşref olan hakiki insan; ve hakiki insan içinde geçmiş vezaifi en azamî bir derecede, en ekmel bir surette ifa eden zât, elbette o mi’rac-ı azîm Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar