RAHMAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

RAHMAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

RAHMAN: Bütün yaratıklara rızıklarını veren, her an bütün mahlukat hakkında hayır ve rahmet irade buyuran, bütün mahlukatına sayısız nimetler veren. Nizam ve adâlet sâhibi. (Allah)

RAHMAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • RAHMANÎ: Rahman’a ait ve müteallik. Allah’tan gelen, her hususta hayırlı olan. Devamını Oku

  • MÜNACAT-I RAHMAN: Rahman’a yalvarmak. Cenab-ı Hakk’a dua ve niyazda bulunmak. Devamını Oku

  • HATIR-I RAHMANÎ: Tasavvuf ehlinin kalbinde, Allah’ın cemal-i vahdetinin tecellisiyle tam bir sükûnet olması. Buna muhabbetullah da denir. Devamını Oku

  • HALİL-ÜR RAHMAN: Allah’tan başkasından hiçbir zaman yardım dilemeyip, O’nun dostluğunu ihtiyar eden Hz. İbrahim’in (A.S.) lâkabıdır. Devamını Oku

  • RAHMANİYYET: Cenab-ı Hakk’ın Rahman oluşu.(Yâni: Gözümüzle görüyoruz, birisi var ki, bize zemin yüzünü rahmetin binlerle hediyeleri ile doldurmuş, bir ziyafetgâh yapmış ve Rahmâniyetin yüz binlerle ayrı ayrı lezzetli taamları içinde dizilmiş bir sofra etmiş ve zemin içini rahimiyyet ve hakîmiyetin binlerle kıymettar ihsanlarını câmi’ bir mahzen yapmış. Ve zemini devr-i senevîsinde bir ticaret gemisi hükmünde Devamını Oku

  • RAHMAN SURESİ: (Errahman Suresi de denir.) Kur’an-ı Kerim’in 55. suresidir. Bu sureye Arus-ül Kur’an da denilmiştir. Mekkîdir. Devamını Oku

  • ERRAHİM: En merhametli, büyük nimetler veren, verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedi nimetler vermek suretiyle mükâfatlandıran Allah (C.C.) Devamını Oku

  • MAHLUKAT: (Mahluk. C.) Yaratılmışlar. Mahluklar. Allah’ın yarattığı şeyler.(Şu mahlukat, İzn-i İlâhi ile, zaman nehrinde mütemadiyen akıyor. Alem-i gaybdan gönderiliyor, âlem-i şehadette vücud-u zâhiri giydiriliyor. So a âlem-i gayba muntazaman yağıyor. İniyor. M.) Devamını Oku

  • ZÜ-L CEMAL: Cemâl, lütuf, rahmet ve güzellik sâhibi Allah. (C.C.) Devamını Oku

  • SÂNİ’-İ HAKÎM: Hikmet sâhibi olan yaratıcı. Allah (C.C.) Devamını Oku

  • ET-TAHİYYATÜ: Bütün mahlukatın hayatları, kal ve hâl dilleri ile Hâlıkları olan Allah’a (C.C.) karşı yaptıkları hamdler, şükürler, mânevi hayat hediyeleri. (Bak: Tahiyye) Devamını Oku

  • CİNN: Bir cins ateşten yaratılmış olup, dünyanın insandan so a en mühim sekenesidir. Akıl ve şuur sâhibi olup pekçok şer ve isyan yapabildikleri gibi “Peygamberlerin ve semâvî kitabların irşadlarıyla” insana yetişememekle beraber terakki edip yüksek kemâlatlara çıkabilen mahluktur. İnsanlar gibi dinin bir kısım emirlerini yapmakla ve bazı yasaklarından kaçınmakla yükümlüdürler. Kıyamet ve haşirden so a Devamını Oku

  • REZZAK: Bütün mahlukatın rızkını veren ve ihtiyaçları karşılayan. (Allah) Devamını Oku

  • MAKZÎ: Kaza olunmuş, ödenmiş, te’diye olunmuş olan. Ümid edildiği üzere tamam ve ikmâl edici olan. Ödeyici. Sâhib-i mucib ve muris. * Fık: Kendi irade ve kesbimizin neticesi olmak üzere Cenab-ı Hakk’ın (C.C.) yaratıp vücuda getirdiği bazı şeyler vardır ki, bunlar Allah’ın rızasına muhalif olduğundan, bunları irtikâb etmesi caiz değildir. Bu usul-ü kaideye, “makzî” denilmektedir. Devamını Oku

  • RAZIK-I HAKİKİ: Hakiki rızık veren. Hiç bir vasıtaya ihtiyacı olmadan en güzel nimetleri yaratan ve bütün rızıkları ancak kendisi veren Allah (C.C.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar