RAĞMEN ALÂ-ENFİHİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

RAĞMEN ALÂ-ENFİHİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

RAĞMEN ALÂ-ENFİHİ: Tahkir maksadıyla, birinin kibrini, burnunu kırmak için.

Sponsorlu Bağlantılar

RAĞMEN ALÂ-ENFİHİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ALÂ-RAĞM-İ ENF-İL YE’S: Ye’sin burnunu kırmak maksadiyle ve ona tahkir ile. Devamını Oku

  • RAĞMEN Lİ-ENFİHİ: (ve alâ rağmihi) Zoraki ve mahsus tahkir ve tezlil için olan hareket. Devamını Oku

  • STAJ: Fr. Mesleki bilgisini artırmak maksadıyla başka birinin nezareti altında yapılan çalışma. Devamını Oku

  • İLVA: Çevirmek. Baş eğmek. Başı eğilmek. * Başkasının sözünü maksadı olmayan başka tarafa çevirmek. * Birinin hakkını inkâr eylemek. * Bayrağı kaldırmak. Sancak dikmek. Devamını Oku

  • KIYAS: Benzetmek, karşılaştırmak, mukâyese. İki şeyi birbiri ile karşılaştırmak. Benzeterek hüküm ve muhâkeme etmek. * Man: Doğru kabul edilen iki hükümden bir üçüncü hükmü çıkarmak. * Fık: İki belli şeyden birinin mahsus olan hükmünü, yâni, bu hükmün mislini, aralarındaki müttehid illetten dolayı, diğerinde de ictihad ile izhâr etmektir. Devamını Oku

  • İFTİRA: Birinin üzerine suç atmak. Bühtan. İfk. Yalan yere birisini suçlu göstermek. Devamını Oku

  • RAİYYET: Bir hükümdar idaresinde olanlar, birinin idaresine bağlı olanlar. Devletin idâresindeki umum insanlar. * Sürü. Otlatılan hayvan sürüsü. Devamını Oku

  • GIYBET: Arkadan çekiştirmek. Hazır olmayan birisinin aleyhine konuşmak. Birisinin gıyabında hoşuna gitmeyen bir şeyi söylemek. (Gıybet odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerâhet edip darılacaktı. Eğer doğru dese; zâten gıybettir. Eğer yalan dese; hem gıybet, hem iftiradır. İki katlı çirkin bir günahtır. M.)(Gıybet, mahsus birkaç maddede câiz olabilir:Birisi: Şekva suretinde Devamını Oku

  • MAKSAD VE MÜSTEKARRIN TEMEYYÜZÜ: Kelâmın maksadının ve karar kıldığı yerin açık olarak belli olması. Devamını Oku

  • GAİYYE: Bir şeyin sebeb ve neticesini ileri süren felsefe mesleği. * Maksad ve gayeye âit. Son ile alâkalı. Gaye, maksad ve neticeye mensup ve müteallik. (Fr.: Finalizm) Devamını Oku

  • TERGİM-İ ENF: Burnunu yere sürtme. Devamını Oku

  • NA’RA: (C.: Na’rât) Yüksek sesle uzun uzun bağırma. * Tar: Eskiden yangına giderken ve dönerken kalabalık caddelerde, geçitlerde, dönemeçlerde, meydanlarda tulumbacıların içlerinden “naracı” adı verilen birinin bağırması yerinde kullanılır bir tâbirdir. Nâra atmakla yangın münasebetiyle sokağa fırlayan halkı çiğnenmekten kurtarmak için insanî bir maksad tâkib edilmekle beraber, daha ziyade caka satılırdı. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • RAĞMEN: Aksine olarak, inadına, zıddına olarak, zoraki. Devamını Oku

  • TENBİH: (C.: Tenbihât) Göz açtırmak. * Gafletten ikaz etmek. Faaliyetini arttırmak. * Sıkı emir vermek. * Bir işin yapılacağı hakkında yapılan nasihat. Devamını Oku

  • HERZEVEKİL: f. Kendine vazife olmayan şeylere karışan. Fodul, boşboğaz. Her şeye burnunu sokan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar