RAFİA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

RAFİA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

RAFİA: Yükselten. * Kaldırmak için destek.

RAFİA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • RAFİ-ÜD DERECAT: Dereceleri yükselten. Allah. (C.C.) Devamını Oku

  • RAFİ’: Yükseltici. Hâmil. Sâhib. Kaldırıcı, kaldıran. * Esma-i İlâhiyedendir. Devamını Oku

  • RAFİ’: Yükseltici. Hâmil. Sâhib. Kaldırıcı, kaldıran. * Esma-i İlâhiyedendir. Devamını Oku

  • SER-EFRAZ: f. Başını yükselten, yukarı kaldıran. * Benzerlerinden üstün olan. * Baş kaldıran. * Başı dik, alnı açık. * Haklı ve galib. Devamını Oku

  • SERFİRAZ: f. Başını yukarı kaldıran, yükselten. Benzerlerinden üstün olan. Devamını Oku

  • FEKK: Açmak. Ayırmak. * Kırmak. * Kaldırmak. * Kesmek. * El ve bilek, yerinden burkulup çıkmak. * Rehin verilen şeyi kurtarıp çıkarmak. * Köle azadetmek. * Pir-i fâni olmak. Devamını Oku

  • TAYY-I ZAMAN: Zamanı ortadan kaldırmak. Çok uzun bir zamanı pek kısa olarak görmek ve yaşamak. Meselâ: Kur’an-ı Kerimde beyan edilen “Ashab-ı Kehf” mağarada 309 sene kaldıkları halde, kendileri yarım gün veya bir gün kadar kaldıklarını söylemişlerdir. (Bak: Bast-ı zaman) Devamını Oku

  • TAYY: Bükmek, sarmak, dürmek. * Kaldırmak. * Geçmek. * Açmak. * Çıkarmak. Bir haberi ketmetmek. Kasten açtırmak. * Atlama, üzerinden geçme. Devamını Oku

  • BERGRİFTEN: f. Ayırmak. Kaldırmak. Gidermek. Devamını Oku

  • MUKABELE: Karşılık, karşılamak. * Mücadele. * Karşılaştırmak. Karşılıklı yapılan iş, karşılıklı yapılan okuma. * Camide Kur’ân-ı Kerimi okuyup halka dinletmek.* Yüz yüze olmak. * Düşmanın şerrinden kurtulmak ve onun şiddetini kaldırmak için onu yıldıracak tedbirde bulunmak. Devamını Oku

  • İ’LA: (Ulüv. den) Yükseltmek. Bir şeyin yukarısına çıkmak. Yukarı kaldırmak. Şânını yüceltmek. Şöhretini artırmak. Devamını Oku

  • NESH: Ist: Şer’i bir hükmü yine şer’i bir emirle kaldırmaktır. (İtikada ait olan ve zamanla değişmeyen hükümlerde nesih olmaz, bunlar sabit birer hakikattırlar.) * Bir şeyin aynını kopya etmek, aynını çoğaltmak. * İbtal etmek, hükümsüz bırakmak, değiştirmek. * Nakletmek, kaldırmak, bir şeyi zâil kılmak. (Güneşin, gölgeyi giderdiği gibi.) Devamını Oku

  • FESH: Bozmak. Hükümsüz bırakmak. Kaldırmak. * Zayıf olmak. * Bilmemek. Cehil. * Re’y ve tedbiri ifsad eylemek. * Zaif-ül akıl. Zaif-ül beden. * Tembellik yüzünden gayesine erişemeyen. * Unutmak. * Tıb: Beden âzalarının mafsallarını yerinden çıkarıp ayırmak. Devamını Oku

  • MUKAMEHA: Başını yukarı kaldırmak. Devamını Oku

  • KAMH: Buğday. * Yukarı kaldırmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar