PİŞDAR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

PİŞDAR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

PİŞDAR: f. Öncü. Harpte ileriden düşmana gönderilen askerler. * Önde giden. Önayak olan. * San'at, meslek. * Kumandan. * Mc: Yüzsüz. Yüzsüzlükle iş beceren.

Sponsorlu Bağlantılar

PİŞDAR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MA’NİDAR (MÂNİDAR): f. Bir mânâyı mutazammın olan. * Nükteli, ince mânâlı. Bir mâna ifade eden. Bir mânayı şâmil olan. (Farsça bir ifade olup, mânâ; ma’ni diye okunmuştur.) Devamını Oku

  • PİŞANÎDÂR: f. Yüzsüzlük yaparak işini beceren. Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • PİŞHANE: f. Balkon. * Bir yere gidileceği zaman önceden gönderilen çadır ve yol eşyası. Devamını Oku

  • PİŞREV: f. Önden giden. Devamını Oku

  • PİŞAHENG: (Piş-âheng) Önde giden, öne düşen. Devamını Oku

  • İSTİDARÎ: Dönerek ve bir daire meydana getirecek olan. Devamını Oku

  • HİŞDAR: f. Temizlik kurallarına çok sadık olan ve riayet eden adam. Devamını Oku

  • PİR: f. Yaşlı, ihtiyar. * Reis. * Bir tarikatın kurucusu. * Herhangi bir meslek ve san’atın başlatıcısı, te’sis edicisi.(Kur’an-ı Hakim; enbiyaları, insanın cemaatlerine terakkiyat-ı mâneviye cihetinde birer pişdar ve imam gönderdiği gibi; yine insanların terakkiyat-ı maddiye suretinde dahi o enbiyanın herbirisinin eline bâzı hârikalar verip yine o insanlara birer ustabaşı ve üstad etmiştir. Onlara mutlak Devamını Oku

  • GAZİ: Din uğrunda harbeden. Cihadda yaralanmış veya harbetmiş olan kimse. Harpte ordunun başına geçen kumandan. Muzaffer olan ve harpten sağ dönen. Devamını Oku

  • DARİ': Hurma dikeni. Acı ve dikenli bir ağaç. Devamını Oku

  • BE-DİDAR: f. Görünür olmak, kendini göstermek. Meşhur. Namdar. Devamını Oku

  • İDARÎ: İdare. * İdare ile alâkalı. Devamını Oku

  • HUŞDAR: f. Akıllı, uslu. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar