ÖMR-Ü CÂVİD Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ÖMR-Ü CÂVİD kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÖMR-Ü CÂVİD: Ebedî hayat.

Sponsorlu Bağlantılar

ÖMR-Ü CÂVİD ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • EBED-ÜL-ÂBÂD: Tükenmez, ebedî hayat. Sonsuzluk. * Cennet. Devamını Oku

  • AB-I HAYAT: Kan. Ebedî hayata sebep olan hayat suyu (diye tâbir edilen) bu kelime, edebiyatta : “çok güzel ifâde, lâtif söz, parlaklık, letâfet” mânalarında geçer. * Tas : Aşk-ı hakiki, aşk-ı ilâhi, ilm-i ledün, mârifetullah’tan kinayedir. Âb-ı Hızır, âb-ı hayvan, âb-ı beka gibi isimlerle de söylenir. Devamını Oku

  • EBEDİYYEN: Ebedî olarak, ilel-ebed. * Hiç bir vakit, hiç bir zaman. Devamını Oku

  • MUHALLİD: (Huld. den) Ebedîleştiren. Devamlı, sürekli ve ebedî kılan. Devamını Oku

  • DÂR-I BEKA: f. Âhiret. Bâki olan yer. (Mâdem dünyada hayat var, elbette insanlardan hayatın sırrını anlayanlar ve hayatını su-i istimâl etmeyenler, Dâr-ı Beka’da ve Cennet-i Bâkiye’de hayat-ı bâkiyeye mazhar olacaklardır. L.) Devamını Oku

  • TABAKA-İ HAYAT: Hayat tabakası. Kabirdeki hayat, dünya hayatı gibi. (Bak: Meratib-i hayat) Devamını Oku

  • HÂB-I CÂVİD: Ebedî uyku, ölüm. Devamını Oku

  • RÜ’YETULLAH: Cennet’te mü’minlerin Allah’ı görmeleri.(Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun? Ve nereye sevk olunuyorsun? Dünyanın bin sene mes’udane hayatı, bir saat hayatına mukabil gelmeyen Cennet hayatının; ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rü’yet-i cemaline mukabil gelmeyen bir Cemil-i Zülcelâl’in daire-i rahmetine ve mertebe-i huzuruna gidiyorsun. Mübtelâ ve meftun ve müştak olduğunuz mecazî Devamını Oku

  • EBEDÎ: Sonsuza ve ebediyete âit. Ebediyete dâir ve müteallik.(Kur’ân bize bu âlemin fâni, geçici olduğunu, herşeyin devamlı değiştiğini ve takdir edilen bir zaman sonunda sona erdiğini ve ereceğini belirtiyor. Madde âleminin bir başlangıcı ve sonu olduğunu bundan da anlıyoruz. Kur’ân, bize ebedî âlemin varlığını da haber veriyor, bu dünya hayatının ebediyet âlemine geçiş için bir Devamını Oku

  • VÂHİB-ÜL HAYAT: Hayatı bağışlayan, hayat veren Allah (C.C.). Devamını Oku

  • ESER-İ HAYAT: Hayat alâmeti, hayat eseri, hayat belirtisi. Devamını Oku

  • EBED: Ebedîlik. Zevalsizlik. Sonu olmamak. (Bak: Beka)Aklın bir hizmetkârı ve tasvircisi olan “kuvve-i hayâliye”ye denilse ki: Sana bir milyon sene ömür ile saltanat-ı dünya verilecek, fakat âhirde mutlaka hiç olacaksın. Tevehhüm aldatmamak, nefis karışmamak şartıyla “Oh” yerine “Ah” diyecek ve teessüf edecek. Demek, en büyük fâni, en küçük bir âlet ve cihazat-ı insaniyeyi doyuramıyor. İşte Devamını Oku

  • HAYAT-I HUSUSİYYE: Hususi hayat, özel hayat. Şahsa ait hayat. Devamını Oku

  • NİSYAN-İ EBEDÎ: Ebedî unutma. Devamını Oku

  • EHL-İ EBED: Ebedî olanlar, ebedîler. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar