ÖMER (R.A.) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ÖMER (R.A.) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÖMER (R.A.): Resül-ü Ekrem'in (A.S.M.) ikinci halifesi, Aşere-i Mübeşşere'den ve sahabenin en büyüklerindendir. Çok âdil, âbid, zâhid ve merhametli idi. Fakirce yaşadı. Adaleti, şecaat ve cesareti, İlâ-yı Kelimetullah için fedakârlığı meşhurdur. Çok Hadis-i Şeriflerle medhedildi. Zamanında çok fütühat ve ilerleme kaydedildi. Hilâfeti esnasında bütün Âlem-i İslâm, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın devrindeki gibi huzur ve rahat içinde yaşadı. Onbuçuk sene yedi gün, dünyada hiç kimseye nasib olmayan bir adâlet içinde halifelik yaptı, 63 yaşında iken şehid edildi. (R.A.)Hak ile bâtılı ayırmada çok mâhir olduğundan Resül-ü Ekrem (A.S.M.) kendisine Ömer-ül Fâruk ismini vermiştir.Bir zaman Hz. Ömer Radıyallâhü Anhu demiştir ki: Üç şey olmasa Hazret-i Kibriya'ya göçmek isterdim:1- Allah yolunda yürümek.2- Alnını toprağa sererek secde etmek.3- En güzel semereleri toplar gibi, sözün güzelini veren insanlarla sohbet etmek.

ÖMER (R.A.) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ABDULLAH İBN-İ ÖMER: Bi’setten bir yıl önce doğdu. Hicri yetmişüç tarihinde Haccâc-ı Zalim’in emri ile şehid edildi (R.A.) Sahabe-i Kirâmın ileri gelenlerinden ve Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâmın çok bağlılarından ve dâima onun ahlâkını yaşamağa çalışanlardandı. Hz. Ömer Radıyallahü Anh’ın oğlu idi. Hilâfet ve Valilik işlerine hiç karışmadı. Müttaki, cömert, kanaat sahibi, halim bir zat olup Devamını Oku

  • ÖMER İBN-İ ABDÜLAZİZ: (Hi: 60-101) Emevî Devleti halifelerinden olup Hz. Ömer’in ahfadındandır. Siyaset âleminde bir dâhi ve adâlette bir ikinci Hz. Ömer’di. Malatya’yı Rumlardan yüzbin esir mukabilinde satın aldı. Zehirlenerek şehid edildi. (R. Aleyh) Devamını Oku

  • ÖMER İBN-İ ABDÜLAZİZ: (Hi: 60-101) Emevî Devleti halifelerinden olup Hz. Ömer’in ahfadındandır. Siyaset âleminde bir dâhi ve adâlette bir ikinci Hz. Ömer’di. Malatya’yı Rumlardan yüzbin esir mukabilinde satın aldı. Zehirlenerek şehid edildi. (R. Aleyh) Devamını Oku

  • MERİR: (C: Merâyir) Uzun ve sağlam ip. Devamını Oku

  • ZÜBEYR BİN AVVAM (R.A.): Sahabe-i Kiramdan ve Aşere-i Mübeşşeredendir. Erkeklerin beşincisi olarak onbeş yaşında iken İslâmiyeti kabul etti. Resül-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı muhafaza için ilk kılıç çekenlerdendir. Bütün gazalarda bulunup çok yara aldı. Mısır’ın Fethinde bulundu. Çok zengin olduğu hâlde bütün varını İslâmiyete fedâ etti. Namaz kılarken şehid edildi (Hi: 67). Namazını Hz. Ali (Radıyallahü Devamını Oku

  • NECASET-İ GAYR-İ MER’İYE: Câmid, bir hacmi olmayan veya bulaştığı yerde görülmeyen herhangi bir pis maddedir. Görünmez halde olan pisliktir. (İdrar gibi) Devamını Oku

  • OSMAN (R.A.): Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın en yakın sahabelerinden, Aşere-i Mübeşşere’den ve İslâmiyet için en çok fedakârlık gösterenlerdendir. Hz. Talha ve Zübeyr’den evvel imana geldi, iman edenlerin beşincisi oldu. Resül-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın üçüncü halifesi ve damadıdır. Hazret-i Osman (R.A.) çok zengindi. Bütün malını Peygamberimiz ve İslâmiyet için feda etti. Çok hayâ ve hilm Devamını Oku

  • HAMZA (R.A.): Abdulmuttalib’in oğlu olup, Resulüllah’ın (A.S.M.) amcasıdır. Önceleri, İslâm dinine karşı olanlarla beraberdi. Ebucehil’in İslâm düşmanlığını çok ileri götürmesi karşısında, imana girip Ebucehil ve din düşmanlarına karşı çıktı ve İslâm’a büyük hizmetleri oldu. Uhud Gazası’nda 57 yaşında iken şehid edildi. Devamını Oku

  • GAYR-I MER’Î: Görünür olmayan, görünmeyen. Devamını Oku

  • MERÎD: Katı, yoğun. Güçlü, kuvvetli kimse. * Süt içinde ıslatılıp yumuşatılan hurma. * Baş kaldıran. Sadece fesadlık çıkaran. İnatçı. Şerli. Haddini aşmakta, azgınlıkta ve günahkârlıkta çok ileri gitmiş olan. Devamını Oku

  • ABDULLAH İBN-İ ABBAS (R.A): Ashab-ı Kiram’ın fakih ve müctehidlerindendir. Resul-i Ekrem’in (A.S.M.) amcasının oğludur. Ashâb-ı Kirâm arasında mümtaz bir mevki’e hâizdir. Sahih-i Buhari’de mezkûr olduğu üzere Resul-i Ekrem (A.S.M.), Abdullah hakkında : “İlâhi onu dinde fakih kıl ve kitabını ona öğret!” diye dua buyurmuştu. Bu âli duaya mazhariyetinden dolayı zamanın en bilgin şahsiyeti olmuştu. Resul-i Devamını Oku

  • NECASET-İ MER’İYE: Hacmi olan veya kuruduktan so a görünen herhangi bir pis maddedir. (Akmış kan gibi) Devamını Oku

  • HAREKET-İ MER’İYYE: Gerçekte olmadığı halde, var imiş gibi görünen hareket. Devamını Oku

  • MERİŞ: Üzerinde kuş tüyü olan nesne. Devamını Oku

  • MERİ’: (C: Emrâ-Emru) Otu çok olan yer. * Ucuzluk olan yer. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar