NU’NUA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NU’NUA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NU'NUA: Devenin boyun eti. * Horozun boyun tüyü.

Sponsorlu Bağlantılar

NU’NUA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • REBEZE: (C.: Rebez-Rebezât) Devenin boyun yünü. Devamını Oku

  • SUDAH: Horozun ötmesi. Devamını Oku

  • SADH: Horozun ötmesi. Devamını Oku

  • CİD: Gerdan. Süslemeye lâyık boyun. Güzel boyun. Devamını Oku

  • İBİK: Horozun başındaki kırmızımsı bir renkte uzanmış et parçası. Devamını Oku

  • SEAF: Devenin ağzında olan bir hastalıktır ve burnunun ve gözlerinin kılları dökülür. O devenin erkeğine esaf, dişisine nâfâ denir. * Tırnağın çevresinin kopup ayrılması. Devamını Oku

  • SI’SIA: Sığınacak yer, sığınak, melce’. * Her nesnenin aslı. * Horozun baldırında çıkan fazlalık parmak. Devamını Oku

  • BERAİL: Horozun, güvercinin ve diğer kuşların boynunda çarpık bitmiş olan yelek. Devamını Oku

  • MECR: Bir nesneyi devenin karnındaki yavrusuna bey’etmek. Devenin karınındaki yavrusunu bir malla değiştirmek. * Çokluk asker. * Akıl. Devamını Oku

  • HEDÎ: (C.: Hevâdî) Mürşid. * Boyun. Devamını Oku

  • HÜZZET: Boyun. Devamını Oku

  • LEBEN: Süt. * Boyun ağrısı. (Bak: Libâ’) Devamını Oku

  • TULYE: (C.: Tulâ) Boyun önü. * Göğüs önü. Devamını Oku

  • MAHZU': Boyun eğmiş. Devamını Oku

  • MAHZU': Boyun eğmiş. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar