NİGÂHDAR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

NİGÂHDAR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NİGÂHDAR: f. Bekçi, gözcü. * Koruyucu, muhafaza eden, saklayıcı.

NİGÂHDAR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NİGEHDÂR: f. Gözcü, bekçi. * Saklayıcı, koruyucu. Devamını Oku

  • MUHAFAZAKÂR: f. Koruyucu. * Dinî amel ve işlere muhabbet eden. Dinî inanışında sağlam olan ve değiştirmeden muhafaza eden yüksek ve sâdık insan. Devamını Oku

  • İSTİHDAR: (İstihzar) Hazırlama. Devamını Oku

  • İHDAR-I DEM: Huk: Maktulün (öldürülmüş olan kimsenin) diyetini katilden (öldürenden) aldırmamak. Devamını Oku

  • HASÎN: Sağlam. Metin. Mustahkem. * Sağlam muhafaza eden. Devamını Oku

  • KUNYAN (KINYÂN): Kişinin nefsi için saklayıp elden çıkarmadığı mal. Devamını Oku

  • Nİ’ME-R RAKİB: Ne iyi gözetici, koruyucu. Devamını Oku

  • MÜHEYMİN: Mü’min. * Hazır. Sâdık. * Hâfız. Hıfz edici. Koruyucu. Devamını Oku

  • HAMÎ: Himaye edici, himaye eden. Koruyucu, koruyan. Kayıran. Devamını Oku

  • KAVVAM: Nezaret ve muhafaza eden kimse. İşlerin mes’uliyetini üzerine alıp iyi idare eden. Devamını Oku

  • SAYE-GÜSTER: f. Gölge eden. * Koruyan, muhafaza ve himaye eden. Devamını Oku

  • BÂRÂNÎ: f. Çivit mavisi renginde, Osmanlılar zamanında Selânik’te dokunan bir cins çuha. Yeniçeri ve Acemi oğlanlarına aralık ve ocak (erbain) aylarında verilen yağmurluk bârâniden yapılırdı. Yağmurluk, yağmurdan muhafaza eden şey. * Yağmurla ilgili. Devamını Oku

  • GAFUR-UR RAHİM: Kusurları örten, adâletle en ziyade merhamet eden Cenab-ı Hak (C.C.). Mü’minlerin kusurlarını affederek muhafaza eden. Devamını Oku

  • HÂFIZ-I HAKİKÎ: Hakiki ve tam muhafaza eden. (Allah) Devamını Oku

  • KUNYE (KINYE): Kişinin nefsi için saklayıp elden çıkarmadığı mal. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar