NEVAMİS-İ İLÂHİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

NEVAMİS-İ İLÂHİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NEVAMİS-İ İLÂHİYE: İlâhî kanunlar. (Bak: Şeriat-ı fıtriye)

NEVAMİS-İ İLÂHİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NEVAMİS: (Namus. C.) Namuslar, kanunlar, şeriatlar. (Bak: Desâtir) Devamını Oku

  • KAVANİN-İ İLÂHİYE: İlâhî kanunlar. Şeriat. (Bak: Şeriat) Devamını Oku

  • HADD-İ ŞER’Î: Şeriat kanunlarıyla verilen ceza. Devamını Oku

  • KUDAT: (Kadı. C.) Kadılar. Şeriat kanunlarıyla hâkimlik edenler. Devamını Oku

  • FITRÎ: Doğuştan, yaradılıştan, fıtrata âit ve müteallik. Hayat kanunlarına uygun.(Evet Hz. Muhammed’in (A.S.M.) getirdiği şeriatın hakaikı, fıtratın kanunlarındaki müvazeneyi muhafaza etmiştir. İçtimaiyatın râbıtalarına lâzım gelen münasebetleri ihlâl etmemiştir. Zaman uzadıkça aralarında ittisal peyda olmuştur. Bundan anlaşılır ki; İslâmiyet nev’-i beşer için fıtrî bir dindir. Ve içtimaiyatı tezelzülden vikaye eden yegâne bir âmildir. S.) Devamını Oku

  • KAVANİN: (Kanun. C.) Kanunlar. Devlet idare kaideleri. Şeriatın her bir mes’elesi. Devamını Oku

  • NEFİS-PEREST: Şeriat kanunlarına aykırı olarak, ahlâk kaidesini tanımadan nefsinin isteklerine uyan. Nefsine taparcasına düşkün olan. Devamını Oku

  • ŞERİAT-I FITRİYE: Cenab-ı Hakk’ın kâinatta vaz’ettiği fıtrî kanunlar. Âlemin harekât ve sükûnetini tanzim eden ve Allahın irade sıfatından gelen kanunlar. Devamını Oku

  • KAZİ: (A, uzun okunur) Dâvalara hüküm ve kaza eden. Şeriat kanunlarına göre dâvalara bakan hâkim. Kadı. * Yapan, yerine getiren. Devamını Oku

  • FITRAT-I İLÂHİYE: San’at-ı Rabbaniye ve kudret-i İlâhiyenin dâima değişen bir defteri olan ve yanlış olarak “Tabiat” namı verilen Cenab-ı Hak’ın fıtrat kanunları ve mahlukatın yaradılışı. Devamını Oku

  • HUKUK-U İSLÂMİYE: İslâm hukuku.(1937 senesinde “Lâhey”de ikinci defa olarak toplanan bir hukuk konferansına vaki olan dâvete mebni Mısır Cami-ül Ezher’i heyet-i ilmiyesi nâmına, iki İslâm âlimi de iştirak etmiş idi. Ezher mümessilleri, bu konferansta iki esaslı mevzu hakkında mütalaada bulunmuştur. Bu mevzulardan biri: “Şeriat-ı İslâmiye: İslâm hukuku nazarında medenî ve cinaî mes’uliyetler”; diğeri de “İslâm Devamını Oku

  • HUKUK-U İSLÂMİYE: İslâm hukuku.(1937 senesinde “Lâhey”de ikinci defa olarak toplanan bir hukuk konferansına vaki olan dâvete mebni Mısır Cami-ül Ezher’i heyet-i ilmiyesi nâmına, iki İslâm âlimi de iştirak etmiş idi. Ezher mümessilleri, bu konferansta iki esaslı mevzu hakkında mütalaada bulunmuştur. Bu mevzulardan biri: “Şeriat-ı İslâmiye: İslâm hukuku nazarında medenî ve cinaî mes’uliyetler”; diğeri de “İslâm Devamını Oku

  • HUKUK: (Hakk. C.) Haklar. * İnsanın cemiyet hayatında riâyet etmesi lâzım gelen kaideler, esaslar, yâni; şer’i ve adli hükümler. Haklıyı haksızdan ayıran kaideler. * Şeriat kitablarında yazılı olan haklar, kanunlar ve kaideler. * Üniversitenin hukuk tahsili yaptıran kısmı. * Hukuk Fakültesi. Devamını Oku

  • ŞERİAT: Doğru yol. Hak din yolu. * Büyük ve geniş cadde. * Nur, aydınlık, ışık. * Kur’an-ı Kerim ve Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın târif ettiği ve bildirdiği yol. Allah (C.C.) tarafından Peygamber Aleyhisselâm vâsıtasiyle vaz’ ve tebliğ olunan hükümleri hâvi İlâhî kanunların hey’et-i mecmuası. Şeriat, aynı zamanda din mânâsına müsta’meldir ki, ahkâm-ı asliye denen itikadiyâtı Devamını Oku

  • KAVANİN-İ ASKERİYE: Askeri kanunlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar