NESİM-İ SUBH Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NESİM-İ SUBH kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NESİM-İ SUBH: Sabah rüzgârı.

Sponsorlu Bağlantılar

NESİM-İ SUBH ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NESİM-İ SUBH-DEM: Sabah vakti esen rüzgâr, sabah rüzgârı. Devamını Oku

  • SUBH-U KIYAMET: Kıyametten so aki sabah. Kıyamet sabahı. Devamını Oku

  • BÂD-I SUBH: Sabah rüzgârı. Devamını Oku

  • SUBH: Sabah vakti. Sabah. Tan vakti. Şafak zamanı. Devamını Oku

  • MÜRG-İ SUBH: Bülbül. Devamını Oku

  • DEŞNE-İ SUBH: Tan yeri. (Bu tabir, tan yerinin ilkönce hançer şeklinde göründüğünden kinaye olarak denmiştir.) Devamını Oku

  • SEHERGÂH: f. Sabahlık. Sabah zamanı. Sabah vaktine âit. Devamını Oku

  • GADAT: Sabahın erken zamanı. Sabah vakti. Devamını Oku

  • MISBAH: Kandil. Çıra. Meş’ale. Lâmba. (Aya, güneşe, yıldızlara ve mecâzen de Resul-i Ekrem’e (A.S.M.) bu isim verilmiştir.)Sabah ve sabahat maddesinden ism-i âlettir ki; sabah gibi lâtif ve kuvvetli aydınlık veren lâmba demektir. (E.T.) Devamını Oku

  • NESİM-İ SEHER: Lâtif sabah rüzgârları. Devamını Oku

  • ALE-S-SABAH: Erkenden, sabahın ilk saatlerinde. Devamını Oku

  • TAGLİS: Fık: Kurban bayramının ilk gününde Müzdelife’de bulunanlar için o günün Sabah Namazını fecri müteakib daha ortalık karanlık iken kılmak. (Bu çok efdaldir) * Bir işi üzerine almak. * Sabah karanlığında sefer etmek. Devamını Oku

  • ASBAH: (Subh. C.) Sabahlar. Devamını Oku

  • FELAK: Tan zamanı, subh, fecir. * İki tepe arasındaki düzlük. * Bütün mahlukat. * Suçlunun ayağına vurulan tomruk, falaka. * Cehennem. Devamını Oku

  • FELAK: Tan zamanı, subh, fecir. * İki tepe arasındaki düzlük. * Bütün mahlukat. * Suçlunun ayağına vurulan tomruk, falaka. * Cehennem. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar