NEKAB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NEKAB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NEKAB: Devenin tabanı aşınmak.

Sponsorlu Bağlantılar

NEKAB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NAKAL: Bir yerden naklolunduğunda bâki kalan ufak taşlar. * Devenin tabanına ârız olur bir hastalık. Devamını Oku

  • PERHİZ: f. Sakınmak, çekinmek. * Vücuda zararlı ve tıbben muzır; ve dinen, zevk veren şeylerden sakınmak. * Hastalıkta bazı yiyecek ve içeceklerden sakınmak. Devamını Oku

  • TAHAFFUZ: Korumak, sakınmak. Kendini muhafaza etmek. * Barınmak. Devamını Oku

  • SEAF: Devenin ağzında olan bir hastalıktır ve burnunun ve gözlerinin kılları dökülür. O devenin erkeğine esaf, dişisine nâfâ denir. * Tırnağın çevresinin kopup ayrılması. Devamını Oku

  • İHTİRAZ: Sakınmak, çekinmek, kaçınmak. Devamını Oku

  • TABANÇE: f. El ayası, avuç içi. Devamını Oku

  • PÜŞT-PA: f. Ayak tabanı. Devamını Oku

  • MECR: Bir nesneyi devenin karnındaki yavrusuna bey’etmek. Devenin karınındaki yavrusunu bir malla değiştirmek. * Çokluk asker. * Akıl. Devamını Oku

  • TABAN: f. Işıklı. Parlak. * Parlayan güneş. Devamını Oku

  • KERŞA: Karnı büyük kadın. * Parmakları kısa düz taban. Devamını Oku

  • KERŞA: Karnı büyük kadın. * Parmakları kısa düz taban. Devamını Oku

  • NAKBA: Tabanı aşınmış deve. Devamını Oku

  • AHMAS-ÜL KADEM: Ayak tabanı. Devamını Oku

  • KEF: Elin iç tarafı. Avuç. * Ayağın altı, tabanı. * Avuç dolusu. Devamını Oku

  • DÜZTABAN: t. Tıb: Ayak tabanı düz olan kimse. Böyle kişiler çabuk yorulurlar ve hızlı yürüyemezler. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar