NEFT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

NEFT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NEFT: Neft yağı. Çam gibi bazı ağaçlardan çıkarılan, tutuşabilen bir yağdır ve boyacılıkta vesair sanayide kullanılır.

NEFT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NEFTÎ: f. Neft yağı renginde olan, siyaha yakın koyu yeşil. Devamını Oku

  • NEFT (NEFİT): Çömleğin kaynayıp taşması ve içinde yemeğin kuruması. * Galeyan. Devamını Oku

  • ZENGÂR: Bakır pası nev’inden bir mâden. Boyacılar kullanılır. Öldürücüdür. Yeşil renktedir. Devamını Oku

  • GIRAJOVA ATEŞİ: Tar: Eskiden kale müdafaalarında hücum edenlere karşı ve deniz savaşlarında düşman gemilerini tutuşturmak için kullanılan ve su ile sönmeyen bir cins ateş. Balmumu, kükürt, ispirto, kâfuru karmasından ibarettir. Bu ya doğrudan doğruya tutuşturulur veya buna batırılmış yuvarlak yün parçaları ateşlenerek atılırdı. Devamını Oku

  • MÜTEVAKKID: Tutuşan, tutuşup yanan. Devamını Oku

  • NEFFATA: Neft yağı çıkan pınar. Devamını Oku

  • KÖLE: t. Bütün tarihî devirlerde başka milletlerden, yabancılardan zorla kaçırılıp hürriyetten mahrum hale getirilerek hizmette kullanılan erkek. (İslâmiyet köleliği en âdil usullerle kaldırmağa çalışmış ve Resul-i Ekrem (A.S.M.), insanları kölelikten kurtarmayı ibadet olarak ilân etmiştir.) Devamını Oku

  • BELÂGAT-PERDÂZ: f. Düzgün konuşabilen, iyi söz söyliyebilen. Devamını Oku

  • KALEM: (C.: Aklâm) Kamış. Yazı için ucu inceltilen bir nevi ince ve sert kamış. * Yazı yazmak için kullanılan her türlü âlet. * İfâde. Üslub. * Mâden, taş ve tahta üzerinde oymak için ucu sivri çelik âlet. * İnce boya, fırçası. * Yazı enva’ı. * Resim. Nakış. * Resmi dâirelerde kâtiplerin çalıştıkları oda. * Ağacı Devamını Oku

  • KÂMGÜZAR: f. İsteğini elde edebilen. Arzusuna kavuşabilen. Devamını Oku

  • DAKİKA-ŞİNAS: İnce işleri ve nükteleri anlayan, bir işin incelikleriyle uğraşabilen. Devamını Oku

  • HAKİKAT: (C.: Hakaik) Bir şeyin aslı ve esâsı. Mahiyeti. Gerçek. Doğru. Sahih. Künh. Sâbit ve vâki. * Kadirbilirlik. Sadâkat, doğruluk. Kâinat ve tabiat ve uluhiyet hakkında bütün teşbih ve mecazlardan âri ve zâhir olan gerçek. * “Mecâz” karşılığı, esas olarak kullanılan kelime. * Edb: Bir kelime neyi anlatmak için konulmuş ise, bu kelimenin o mânada Devamını Oku

  • HAKKÂK: Hakkeden. Mühür vesair kazıyan. Devamını Oku

  • MİHZAB: Boyacıların elbise boyadıkları küp. Devamını Oku

  • FERRAŞ: Cami, mescid, imaret gibi müesseselerin temizliğini sağlamak; ve kilim, halı ve hasır gibi mefruşatını yayma hizmetleriyle vazifeli olan kişiler hakkında kullanılır bir tâbirdir. Ferraş; arapçada, yayıcı, hizmetçi, döşeyici anlamlarına gelir. Yeniçeri teşkilâtında bu işi görenlerle, Kâbe’yi süpürenler hakkında ıstılah olarak da kullanılır. (O.T.D.S.)”Her ruham-ı fersi bir âyine-i âlemnüma Her gezen ferraşı bir İskender-i kitisitan.” Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar