NEFS-İ AMEL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NEFS-İ AMEL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NEFS-İ AMEL: Amelin ta kendisi.

Sponsorlu Bağlantılar

NEFS-İ AMEL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BİNEFSİHİ: Bizzat, kendisi, kendisi ile. Devamını Oku

  • KİFAF-I NEFS: (Aslı: kefaf-ı nefs) Yalnız kendisi için yetecek kadar. * Ölmeyecek kadar olan rızık, gıda. Devamını Oku

  • Bİ-N-NEFS: Kendi kendisi. Devamını Oku

  • NEFSÎ: Nefis ile, kendisi ile alâkalı. Şahsa ait, nefse dair. Devamını Oku

  • NEFS-ÜL EMİR: Hakikatın kendisi. İşin hakikatı. Devamını Oku

  • NEFS-İ EMMARE: İnsanın çirkin ve şeytanın teşviklerine itirazsız ve mücahedesiz tâbi olması hâli.(Nefs-i emmârenin istibdad-ı rezilesinden selâmetimiz İslâmiyete istinad iledir. O habl-ül metine temessük iledir. Ve haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdat iledir. H.)(Bir zaman evliya-yı azimeden; nefs-i emmaresinden kurtulanlardan birkaç zattan, şiddetli mücahede-i nefsiyeler ve nefs-i emmareden şekvalarını gördüm. Çok hayret ediyordum. Hayli Devamını Oku

  • AMEL-İ TÂLİH: Yaramaz iş, makbul olmayan amel. Devamını Oku

  • AMEL-İ UHREVÎ: Âhirete ait amel. (Ey nefis! Az bir ömürde hadsiz bir amel-i uhrevi istersen ve herbir dakika-i ömrünü bir ömür kadar faideli görmek istersen ve âdetini ibadete ve gafletini huzura kalbetmeyi seversen, Sünnet-i Seniyyeye ittiba et. Çünki: Bir muamele-i şer’iyyeye tatbik-i amel ettiğin vakit, bir nevi huzur veriyor. Bir nevi ibadet oluyor. Uhrevi çok Devamını Oku

  • AMEL-İ SÂLİH: Allah rızâsına uyan hayırlı amel. Günahlardan uzak olan iş, fiil. Maddi veya mânevi hukuk-u ibâdı ifâ etmek.(Bugünlerde Kur’an-ı Hakîm’in nazarında, İmandan so a en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i sâlih esaslarını düşündüm. Takvâ, menhiyyattan ve günahlardan ictinab etmek ve amel-i sâlih, emir dâiresinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i Devamını Oku

  • NÜFUS-U SEB’A: 1- Nefs-i emmare, 2- Nefs-i levvame, 3- Nefs-i mülhime, 4- Nefs-i mutmainne, 5- Nefs-i râdiye, 6- Nefs-i mardiyye, 7- Nefs-i sâfiye. (Bak: Nefs) Devamını Oku

  • AMEL-İ KALİL: Amel-i kesirden az olan hareket. Bir rek’atta bir uzuvla yapılan ve namazdan sayılmayan bir hareket veya ardı ardına yapılan üçten az hareket. Devamını Oku

  • NEFSÎ NEFSÎ: “Benim nefsim”, “nefsim nefsim” mânâsına yalnız kendini düşünmeyi ve kendisiyle olan alâkayı ifâde eden bir tâbir. Devamını Oku

  • MÜTEKELLİM-İ MAALGAYR: Konuşan kimsenin kendisinin de içinde bulunduğu bir cemaata ait fiili ifade eden kelimelerin sigasıdır. Okuduk, yazıyoruz, gideceğiz, çalışmışız… gibi. (Bak: Mütekellim-i vahde)(Fert mütekellim-i vahde olsa, müsamahası ve fedakârlığı amel-i sâlihtir. Mütekellim-i maalgayr olsa, hıyanettir, amel-i tâlihtir. Bir şahıs kendi nâmına hazm-ı nefs eder, tefahür edemez; millet namına tefahür eder, hazm-ı nefs edemez. M.) Devamını Oku

  • BED-AMEL: f. Hareketi ve işi fenâ olan. Devamını Oku

  • CEZA-YI AMEL: Yapılan işin karşılığı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar