NEFH-İ SUR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

NEFH-İ SUR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NEFH-İ SUR: İsrafil Aleyhisselâm'ın Kıyamet gününde "Sur' denilen boruyu üflemesi. * Kıyamet kopması. (Bak: Acbüzzeneb)

NEFH-İ SUR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NEFH: Rüzgâr esmek. * Güzel kokunun yayılması. Kokmak. * Vurmak. * Def’etmek, kovmak. * Vuruşmak, kat’etmek. Devamını Oku

  • ZELZELET-ÜS SÂA: Kıyamet sarsıntısı. Kıyamet kopması ânında meydana gelecek olan çok müthiş zelzele. Devamını Oku

  • İSRAFİL: Dört büyük melekten biri olup Kıyamet günü cesedlere nefh-i ruh etmeğe ve Sur’u üfürmeğe vazifelidir. (Bak: Melâike) Devamını Oku

  • SUR: Bir şehri kuşatan yüksekçe kale duvarı. Yüksek duvar. Kale. Hisar. Devamını Oku

  • SURÎ: Surete ait, görünüşe ait ve müteallik. Hakiki, ciddi ve samimi olmayan. Zâhirî. Devamını Oku

  • SURÎ: Surete ait, görünüşe ait ve müteallik. Hakiki, ciddi ve samimi olmayan. Zâhirî. Devamını Oku

  • NÜSUR: (Nesr. C.) Nesirler, manzum olmayan yazılar. Dağıtmalar. * Çok çocuk doğuran kadın. Devamını Oku

  • DÜSUR: Mahvolma. Eseri kalmama. Ortadan kalkma. Nişanı belirsiz olma. * Kaftan eskime. * Ev köhne olma. Devamını Oku

  • DÜSUR: Mahvolma. Eseri kalmama. Ortadan kalkma. Nişanı belirsiz olma. * Kaftan eskime. * Ev köhne olma. Devamını Oku

  • CÜSUR: (Cisr. C.) Köprüler. Devamını Oku

  • YÜSUR: Ekşi yüzlü olmak. Devamını Oku

  • KÜSURÂT: (Küsur. C.) Artan kısımlar, küsurlar, artıklar. Devamını Oku

  • ASTRONOMİ: yun. Kozmoğrafya. Gök ilmi. Felekiyat.Astronomi ilmi dünyanın birgün hareketinin duracağını; coğrafya, karaların alçalarak dünyanın sularla kaplanacağını, iklimin değişerek canlılar için yaşanmaz hâle geleceğini; fizik, güneşin birgün söneceğini, kâinattaki enerjinin artık kullanılamaz, işe yaramaz hâle geleceğini, kâinatın öleceğini açıklamaktadır. İnsanların yaşanmaz hâle gelecek dünya ve güneş sisteminden başka sistemlere göç edeceklerini hayâl etsek bile, kâinatın Devamını Oku

  • İNCİZAM: Kesilme. * Cüzzam hastalığına tutulmuş kimsenin bir organının (âzâsının) kopması. Devamını Oku

  • HACER-ÜL ESVED: (El-Hacer-ül Esved) Kâbe’de bulunan meşhur siyah taş. Rengi siyah olduğundan “Esved” denmektedir. (İslâm Ansiklopedisi’ne göre: Kâbe’nin şark köşesinde olup, yerden bir buçuk metre yükseklikte kapıya yakın bir yerde yerleştirilmiş, üç büyük ve bir kaç tane de küçük parçadan müteşekkil ve gümüş bir halka ile çevrili ve bir adı da El-Ruh-ul Esved denilen taştır.)Rivayetlere Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar