NECİF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NECİF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NECİF: (C: Nicef) Geniş temrenli olan ok.

Sponsorlu Bağlantılar

NECİF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NECİF: (C: Nicef) Geniş temrenli olan ok. Devamını Oku

  • FÜSHAM: Göğsü geniş olan. Devamını Oku

  • MÜNFERİC: İnfirac eden. Çok açık. Açılan, genişleyen. * Gam, gussa ve kederden kurtulmuş. * Arası geniş. Açık olan. İki tarafı birbirinden uzak olan. Devamını Oku

  • FİRŞAT(A): Genişlik, vüs’at. * İki ayağının arasını ayırıp genişletmek. Devamını Oku

  • FÜSHAT-SERÂY: f. Geniş yer, geniş saray. Devamını Oku

  • BAİN: Dibi geniş olan bostan kuyusu. Geniş dipli kuyu. (Bak: Bâyin) Devamını Oku

  • NÜŞABE: (C.: Nüşab) Ok. Temrenli ok. Devamını Oku

  • NÜŞABE: (C.: Nüşab) Ok. Temrenli ok. Devamını Oku

  • BİLEK: f. Çatal temrenli bir nevi ok. Devamını Oku

  • HAVZ-I KEBİR: Fık: Büyüklüğü 45 – 50 metre kare genişliğinde olan akmayan, durgun su bulunan havuzdur. Genişliği bu ölçüden küçük olursa ona havz-ı sagir denilir. Devamını Oku

  • EZMAYİŞ: Tahtadan yapılmış demir temrenli bir cins ok. Devamını Oku

  • NECİRE: Bulamaç aşı.* Kızgın taş ile kızdırılmış su. * Kârgir duvar. * Tahtadan veya ağaçtan olan sofa. * Çulhaların beze sürdükleri haşil. Devamını Oku

  • NECİD: Kahraman, bahadır. * Arabistan’da bir memleket ismi. * Münbit yer. Fitne ve nifak yeri olan memleket. * Arslan. Devamını Oku

  • SALİF: Boynun genişliği, kalınlığı. Devamını Oku

  • FÜSHAT: Vüs’at, genişlik, açıklık. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar