NEBAC Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NEBAC kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NEBAC: Sesi yüksek olan.

Sponsorlu Bağlantılar

NEBAC ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DABH: Atların koşu esnasındaki nefeslerinin sesleridir ki, sahil denilen kişnemek değil, yemi ve sahibini gördüğü zaman yaptığı gibi hamhame denilen sesi de değil; hızlı nefes sesi olan bir harıltı ve hohlamadır. Denilmiştir ki: Dabh, bir at ve bir de köpek koşarken olur. (E.T.) Devamını Oku

  • FAZİLET: Değer. Meziyet, iyilik, ilim ve iman, irfan itibarı ile olan yüksek derece. Dinî ve ahlâkî vazifelere riayet derecesi. Fazl ve hüner cihetiyle olan yüksek derece. Bir şeyin başka şeylerden cemal ve kemal ve fayda cihetiyle üstünlüğü, müreccah olmasına sebep olan keyfiyet. (Zâta mahsus hasletin cem’i “fazâil” dir. Şecaat, in’am ve ihsan gibi, müteaddid meziyete Devamını Oku

  • SARSARA: Doğan sesi. * Horoz sesi. Devamını Oku

  • ULYA: (Müe.) Pek büyük, pek yüce, daha yüksek. Çok yüksek olan. Devamını Oku

  • ULYA: (Müe.) Pek büyük, pek yüce, daha yüksek. Çok yüksek olan. Devamını Oku

  • HOŞAVAZ: f. Sesi güzel olan. Güzel sesli. Devamını Oku

  • HOŞNEVA: f. Sesi güzel olan. Güzel sesli. Devamını Oku

  • NEBBAC: Sesi sert olan. Devamını Oku

  • HUB-AVAZ: f. Güzel sesli, sesi güzel olan. Devamını Oku

  • CAHCAHA: Gönlünde olan sırrını gizlemek. * Çağırmak. * Su sesi. Devamını Oku

  • BAHHA': Sesi kesilmiş olan kadın. (Müz: Ebahh) Devamını Oku

  • HERHERE: Su çağıltısı. * Koyunu çağırmak. * Aktığında sesi ve çağıltısı işitilecek kadar çok olan su. Devamını Oku

  • PEST: f. Alçak, aşağı. Hafif, yavaş ses. * Sesi galiz, kalın ve korkunç olan. Devamını Oku

  • EBAHH: Sesi kısık olan kimse. Avazı tutkun kişi. (Müe: Buhhâ) Devamını Oku

  • TÂK-I MUALLÂ: Yüksek şerefe. Yüksek kubbe. * Yüksek haysiyet ve şeref sahibi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar