NAİB(E) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

NAİB(E) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NAİB(E): (Nevb. den) Vekil, birinin yerine geçen. * Şeriat hâkimi olan kadı vekili. * Nöbet bekleyen.

NAİB(E) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜNA: (Minâ) Arzular. * Birinin yerine kaim-i makam olmak, birinin yerine geçmek. * Suya giden yol. * Mekke-i Mükerreme’de hacıların kurban bayramında kurban kestikleri ve şeytan taşladıkları mukaddes yer. Devamını Oku

  • KAZA: Birdenbire olan musibet. Beklenmedik belâ. * Vaktinde kılınmayan namazı so adan kılmak. * Allah’ın takdirinin ve emrinin yerine gelmesi. * Hâkimlik, hâkimin hükmü. * İstemeden yapılan zarar. * Hükmeylemek, hüküm. * Bir şeyi birbirine lâzım kılmak. * Beyan eylemek. * Ahdini yerine getirmek. * Ödemek, edâ etmek. * İcab. * Ölüm. (L.R.) * Şeriat Devamını Oku

  • CANİŞİN: Birinin yerine geçen, birinin yerine vekâlet eden. Vekil. Devamını Oku

  • NEVVAB: Nâiblik eden. Birinin yerine vekil olarak iş gören. Devamını Oku

  • VEZİR-İ A’ZAM: Pâdişahın vekili olan birinci vezir. Sadrazam. Başvekil. Devamını Oku

  • VEKÂLETPENÂH: f. Padişahın vekili olan, sadrâzam. Başvekil. Başbakan. Devamını Oku

  • VEKÂLETPENÂH: f. Padişahın vekili olan, sadrâzam. Başvekil. Başbakan. Devamını Oku

  • NAKİB: Vekil. Bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili. Halkın hayırlısı. * En eski derviş veya dede. * Müfettiş. Devamını Oku

  • SADR-I İSLÂM: Baş vezir, padişahın vekili, başvekil. Devamını Oku

  • ÇEŞM-AŞİNA: f. Göz aşinalığı olan, tanıdık. Devamını Oku

  • SADR-I AZAM: Baş vezir, padişahın vekili, başvekil. Devamını Oku

  • NAİL(E): Muradına eren, nâil olan, ele geçiren. Erişmiş. Devamını Oku

  • ŞAGVA': (C.: Şuguv) Dişleri birbirine muhalif olup kimi fazla kimi eksik olan kadın. Devamını Oku

  • MÜVEKKEL: Vekil tâyin olunmuş olan, vekil edilmiş olan. Bir kimse tarafından işlerini görmek veya kendisini müdafaa ettirmek için vekil edilmiş kimse. Devamını Oku

  • NAİB-İ FÂİL: Meçhul fiilin mevzuu olan kelime ki, harekesi merfu olur. (Küsirel kalemü: “Kalem kırıldı” cümlesinde ” kalem”, “Naib-i fâil” olmuş ve fâilin yerine geçmiştir.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar