NAİB-İ FÂİL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NAİB-İ FÂİL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NAİB-İ FÂİL: Meçhul fiilin mevzuu olan kelime ki, harekesi merfu olur. (Küsirel kalemü: "Kalem kırıldı" cümlesinde " kalem", "Naib-i fâil" olmuş ve fâilin yerine geçmiştir.)

Sponsorlu Bağlantılar

NAİB-İ FÂİL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUZAAF FİİL: Gr: Fiilin kökündeki iki harfin aynısı beraber olan fiil. Medde – Şedde gibi. Başka tâbirle: Fiilin orta harfi ile son harfi (harf-i lâm’ı) aynı harfin tekerrüründen ibaret olan kelime. Devamını Oku

  • MİN: Arabçada harf-i cerrdir. 1- Mekân ve bir şeye başlamayı ifâde eder.Meselâ: $ “Haftadan haftaya” da olduğu gibi.2- Teb’iz için olur. Meselâ: $”Kim bir kavme benzemeğe özenirse onlardan sayılır” cümlesinde olduğu gibi. Bazılarını, bir kısmını ifâde ediyor. 3- Cinsi beyan için olur. Meselâ: $ “İşlediğiniz hayrı Allah bilir” cümlesinde “min” tebyine (açıklamaya) vesile oluyor.4- Bedel-i Devamını Oku

  • MÜBTEDA: Baş taraf, başlangıç. Baş. * Gr: Cümlenin birinci kısmı. Arabçada isim cümlesinde fâilin bulunduğu kısım. Bu, isimden veya isim yerine geçen fiilden de olabilir. Devamını Oku

  • LÂZIM FİİL (FİİL-İ LÂZIM): Fâilin zâtında kalan fiil. (Geldi, gitti, güldü gibi) Devamını Oku

  • MEF’UL: Yapılan iş. Fâilin eseri. * Gr: Fâilin fiilinin te’sir ettiği şey. “Nuri kitabı okudu” cümlesinde, kitab mef’uldür. Devamını Oku

  • FA-ÜL FİİL: Gr: Bir fiilin aslî harflerinden birinci harfi. Devamını Oku

  • HÂL: Durum, vaziyet. Görünüş. Tavır. Suret. Keyfiyet. * Cezbe. * Dert, keder, elem. * Mecâl. Kuvvet. * Gr: Fâili, mef’ulü veya her ikisinin durumunu bildiren sözdür. Halin sâhibine zi-l hâl denir.Meselâ : $ Reeytuhu mâşiyen: (Onu yürürken gördüm) cümlesinde Mâşiyen (yürürken) kelimesi, cümledeki mef’ulün hâlini bildirir. şimdiki zamanda olan fiilin durumuna da hâl denir. Devamını Oku

  • LÂM-I TA’RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK: Kelimenin mânâsını umuma teşmil ettiği için, istiğrak mânâsı verilir. El-i istiğrak veya harf-i ta’rif de denir. Meselâ: Hamd kelimesi herhangi bir hamdi ifâde ettiği halde; El-Hamd dediğimiz zaman her ne kadar hamd varsa, bütün hamd ve senâlar mânâsına gelir. Bu, harf-i ta’rif ile olur. Harf-i ta’rif bir kelimeyi belirsiz halden Devamını Oku

  • SÜNAÎ: İkili. * Gr: Aslî harfi iki harf olan kelime. Devamını Oku

  • KASAB-ÜL FÂRİS: Kalem kamışı. Devamını Oku

  • KELİME-İ MENHUTE: Aslı iki kelime olan bir tâbirin bir kelime ile söylenişi: “El Hamdüllilâh” yerine “Hamdele” söylenmesi gibi. “Bismillâh” yerine “Besmele” denmesi gibi. Devamını Oku

  • NAİB(E): (Nevb. den) Vekil, birinin yerine geçen. * Şeriat hâkimi olan kadı vekili. * Nöbet bekleyen. Devamını Oku

  • MÜNA: (Minâ) Arzular. * Birinin yerine kaim-i makam olmak, birinin yerine geçmek. * Suya giden yol. * Mekke-i Mükerreme’de hacıların kurban bayramında kurban kestikleri ve şeytan taşladıkları mukaddes yer. Devamını Oku

  • MEBNİ: Yapılmış. Kurulmuş. * Bir şeye dayanan. Nazar ve itibâr ve isnad olunarak. * … den dolayı… e binâen. * Gr: Son harfi harekesi değişmeyen kelime. Tasrife tâbi olmayan (fiil çekimine uğramıyan) kelime. Devamını Oku

  • NA: Arabçada “Biz” mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : “Kitabımız” misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar