NA’F Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

NA’F kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

NA'F: Sütü çok olan deve.

Sponsorlu Bağlantılar

NA’F ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ŞÜTÜRLEB: f. Deve dudaklı. Dudağı deve dudağı gibi sarkık olan kimse. Devamını Oku

  • SAYİBE: (C.: Siyeb) Adak için ayrılıp üstüne binilmeyen ve sütü içilmeyen dişi deve. * “Ümm-ül bahire” adı verilen ve peşpeşe üç dişi deve doğuran deve. Bu deveye de binilmez, sütü sağılmaz. Yabana salarlar, ölünceye kadar gezer. Devamını Oku

  • ERKEB: Büyük dizli. Dizleri büyük olan kimse. * Bir dizi diğerinden büyük olan deve. Devamını Oku

  • DELUK: Dişleri kırılmış ve kütelmiş olan yaşlı deve. * Kınından çıkması kolay olan kılıç. Devamını Oku

  • LIKVE: Cimanın evvelinde gebe olan kadın. * Tez yüklü olan deve. * Kova. Devamını Oku

  • SAKB: (C.: Sukub) Delinme, delme. * Bir taraftan diğer tarafa kadar açık olan delik. * Sütü çok olan deve. * Çok kırmızı, koyu kırmızı. Devamını Oku

  • ELHA: Malâyâni ve boş konuşan. * Dizlerinden biri diğerinden büyük olan deve. * Karnı sarkık olan. (Müennesi: Lahva) Devamını Oku

  • BİST: (C.: Ebsât-Büsât) Yavrusu yanında olan dişi deve. * Salıverilmiş, bırakılmış olan şey. Devamını Oku

  • VEKİF: Sütü çok olan deve. Devamını Oku

  • MÜDFEE: Yünü ve yağı çok olan deve. Devamını Oku

  • CAMİL: Çobanla olan deve sürüsü. Devamını Oku

  • ŞESUS: (C.: Şesâyıs) Sütü az olan deve. Devamını Oku

  • DARZEM: Sütü az deve. * Çok ısırıcı olan yılan. Devamını Oku

  • ŞÜTÜRBÂR: f. Bir deve yükü kadar olan ağırlık. Devamını Oku

  • RAHLÂ': Arkası beyaz, diğer yerleri siyah olan dişi koyun. * Yalnız arkası kara olan deve. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar