MÜTEKELLİMÂNE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MÜTEKELLİMÂNE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜTEKELLİMÂNE: f. Konuşur gibi, konuşmak suretiyle.

MÜTEKELLİMÂNE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEKELLÜMÂT-I TESBİHİYE: Cenab-ı Hakk’ı tesbih eden kelâmlar, konuşmalar.(Demek faaliyetten gelen harekât ve zeval bir tekellümât-ı tesbihiyedir ve kâinattaki faaliyet dahi kâinatın ve envâının sessizce bir konuşması ve konuşturmasıdır. M.) Devamını Oku

  • ZAMİR-İ MÜTEKELLİM: Mütekellim zamiri, yani konuşanın isminin yerini tutan zâmir. (“Ben” gibi) Devamını Oku

  • TEKELLÜM: (C.: Tekellümât) Konuşmak. Söylemek. Devamını Oku

  • MÜTEKELLİM-İ VAHDE: Konuşan kimsenin yalnız kendine ait fiili gösteren kelimelerin sigasıdır. Baktım, görüyorum, gezmişim, oturacağım gibi. (Bak: Mütekellim-i maalgayr) Devamını Oku

  • TEKELLÜM-İ SÂMİT: Sessiz konuşma. Devamını Oku

  • MÜTEKELLİFÎN: (Mütekellif. C.) Zahmetli, külfetli iş tutanlar, tekellüf edenler. Devamını Oku

  • TEKELLÜF: Kendi isteğiyle külfete girmek, bir zorluğa katlanmak. * Gösterişe kapılmak. Özenmek. * Yapmacık hâl ve hareket. Zoraki hareket.(Üstadımız, tekellüf ve taazzumdan aslâ hoşlanmaz ve talebelerinin dahi tekellüf kaydından âzâde olmalarını emreder. Ve buyururlar ki, “Tekellüf şer’an ve hikmeten fenâdır. Çünkü, tekellüf sevdası, insanı hadd-i ma’rufu tecâvüze sevkeder. Mütekellif olanlar, bazan hodbinâne bir tezâhür ve Devamını Oku

  • MÜTEKELLİM: Söyleyen, konuşan, nutuk söyleyen. * Gr: Söyleyen, birinci şahıs. Devamını Oku

  • MÜTEKELLİM-İ MAALGAYR: Konuşan kimsenin kendisinin de içinde bulunduğu bir cemaata ait fiili ifade eden kelimelerin sigasıdır. Okuduk, yazıyoruz, gideceğiz, çalışmışız… gibi. (Bak: Mütekellim-i vahde)(Fert mütekellim-i vahde olsa, müsamahası ve fedakârlığı amel-i sâlihtir. Mütekellim-i maalgayr olsa, hıyanettir, amel-i tâlihtir. Bir şahıs kendi nâmına hazm-ı nefs eder, tefahür edemez; millet namına tefahür eder, hazm-ı nefs edemez. M.) Devamını Oku

  • TEKELLÜS: (C.: Tekellüsât) (Kils. den) Kireçleşme. Devamını Oku

  • TEKELLÜFÂT: (Tekellüf. C.) Tekellüfler. Devamını Oku

  • MÜTEKELLİM-İ EZELÎ: Allah (C.C.) Devamını Oku

  • NEFS-İ MÜTEKELLİM: Gr: Birinci şahıs. (Bak: Mütekellim-i vahde) Devamını Oku

  • MÜTEKELLİF: Zahmetli iş tutan, külfetli işe girişen. Devamını Oku

  • LAF: f. Konuşma, tekellüm. * Söz, lâkırdı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar