MÜTEBASBIS Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜTEBASBIS kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜTEBASBIS: (Basbasa. dan) Yaltaklanan, tabasbus eden.

Sponsorlu Bağlantılar

MÜTEBASBIS ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜTEBASBISÂNE: f. Yaltaklanarak, tabasbus ederek. Devamını Oku

  • MÜTEBASBISÎN: (Mütebasbıs. C.) Yaltaklananlar, tabasbus edenler. Devamını Oku

  • TABASBUSÂT: (Tabasbus. C.) Tabasbuslar, alçakça yalvarmalar, yaltaklanmalar. Devamını Oku

  • MÜTEMELLIK: (Melık. dan) Alçakçasına yalvaran, yaltaklanan. Devamını Oku

  • CABLUS: f. Dalkavukluk, yaltaklanma. * Dalkavukluk eden, yaltaklanan. Devamını Oku

  • BASBASA: Dalkavukların nefret edilecek hâlleri, tabasbusları, yaltaklanması. * Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması. Devamını Oku

  • TABASBUS: Yaltaklanmak. Kendini küçülterek riyakârlıkla kendini beğendirmeğe çalışmak. Devamını Oku

  • MÜTEMERRİD: İnatçı, ısrar eden, dik kafalılık eden. Kibirlilik eden.(Dine muhalif felsefeden tam ders alan, bir firavun olur. Fakat en hasis şeye ibadet eden ve menfaat gördüğü her şeyi kendine rab telâkki eden bir firavun-u zelildir. Hem mütemerriddir. Fakat bir lezzeti için nihayet zilleti kabul eden miskin bir mütemerriddir. Hasis bir menfaat için şeytanın ayağını öper Devamını Oku

  • MÜTECAVİZ: (Cevâz. dan) Hücum eden, tecüvüz eden. Haddi aşan, geçen. * Sataşan, saldıran. * Sarkıntılık eden. * Çok, fazla. Devamını Oku

  • MÜSBİT: İsbat eden, tesbit eden. Hakikat olduğunu, doğruluğunu belli eden. Devamını Oku

  • MÜLTEZİM: Bir şeyi kendi üzerine lâzım eden; iltizam eden, üzerine alan, deruhte eden. Devlet hazinesine maktu, muayyen vergi verip bir kısım memleketlerin aşar gibi varidatının tahsilini üzerine alan. Devamını Oku

  • MÜFTERÎ: İftira eden. Başkasına suç isnad eden. Yapmadığı kötülüğü isnâd eden. Devamını Oku

  • MÜDEMMİR: Tedmir eden. Yok eden. Helak eden. Mahveden. Devamını Oku

  • MÜTEABBİD: Taabbüd eden. Kulluk eden. İbadet eden. Devamını Oku

  • MÜMESSİL: Vekâlet eden. Bir şahsı bir topluluğu veya şahs-ı mâneviyi temsil eden. * Benzeten. * Kitap bastıran. * Vekil. * Rol temsil eden. Aktör. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar