MÜTEATİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜTEATİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜTEATİ: Birbirine veren.

Sponsorlu Bağlantılar

MÜTEATİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEATİ-İ EFKÂR: Birbirlerine fikir verme. Devamını Oku

  • TEATİ: Karşılıklı alıp vermek. * Bir şeye el uzatıp almak. Hakkı olmayan şeye el uzatmak. * Fık: Pazarlıksız ve konuşmadan fiilen vâki olan mal alış verişi. Devamını Oku

  • MÜTEADİD: Birbirine kuvvet veren, omuz omuza veren. Devamını Oku

  • MÜTEVAİD: Birbirine söz veren. Sözleşen. Devamını Oku

  • MÜTEAZİD: (Adad. dan) Kol kola tutunan, birbirine yardım eden, kol veren. Devamını Oku

  • MÜSMİR: Hayır veren, meyve veren, faydalı netice veren. Devamını Oku

  • MÜNİR: Nurlandıran, nur veren, ziya veren, ışık veren, parlak. Devamını Oku

  • MÜNESSİM: Hayat veren, ruh veren. Allah. * Lâyık olana maaş bağlıyan kimse. * Köle âzâd eden. Devamını Oku

  • MÜTESADİM: (Sadme. den) Birbirine çarpışan, birbirine çarpıp vuran. Devamını Oku

  • MÜTEVASİ: Birbirine teveccüh edip yönelen. Birbirine tavsiye eden. Devamını Oku

  • MÜTEHALİF: Birbirine muhalif olan. Birbirine uymayan. Birbirini tutmayan. Devamını Oku

  • MÜTEŞABİK(E): Beraber ve karışık olanlar, birbirine karışanlar. Birbirine karışmış ve girmiş vaziyette olan. Girift. Devamını Oku

  • MÜTEVASIL(A): (Vasl. dan) Birbirine bitişmiş. Birbirine ulaşan, gelen. Devamını Oku

  • MÜTEBAYİN: Birbirine uymayan. Birbirine zıt olan. Birbirinden ayrı. Devamını Oku

  • MÜLABESET: (Lebs. den) Karışma. Münâsebet. Ülfet ve ihtilât etmek. Birbirine benzeyen iki şeyin karıştırılarak birbirine benzetilmesi. * Takribi cihet. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar