MÜŞTERİK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜŞTERİK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜŞTERİK: Kendi kendine söylenen kimse.

Sponsorlu Bağlantılar

MÜŞTERİK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MERCİ': Merkez. Kaynak. Baş vurulacak yer. Müracaat edilecek yer. Dönülecek yer. Sığınılacak yer. * Söylenen sözün kendine fayda verdiği kimse. Devamını Oku

  • MUHTARİYET: Muhtarlık. Kendi kendine hareket edebilme. İhtiyar ve iradesi kendi elinde olma. Devamını Oku

  • MÜTEDAVİ: (Devâ. dan) Kendi kendine ilaç yapan. Tedâvi eden. Devamını Oku

  • HOD-BE-HOD: f. Kendi başına, kendi kendine. Devamını Oku

  • IDTIGAN: Ayağıyla kendi kendine vurmak. Devamını Oku

  • HODSER: f. Dikbaşlı, âsi, serkeş. * Kendi kendine giden, müstakil. Devamını Oku

  • HENABİK: Halka nasihat edip, dediğini kendi yapmayan kimse. Devamını Oku

  • KALBEN: İçten, kalbden, yürekten, gönülden. Samimi olarak. Kendi kendine. Devamını Oku

  • İMZA: Kendi ismini veya kendine ait bir işareti, kendisinin kabullenerek yazması. * İcra ve tamam eylemek. Devamını Oku

  • İMZA: Kendi ismini veya kendine ait bir işareti, kendisinin kabullenerek yazması. * İcra ve tamam eylemek. Devamını Oku

  • MÜSTEBDI': Kazancı, kârı kendine yani veren kişiye âit olmak üzere sermaye verilen kimse. Devamını Oku

  • KIYAM-I BİNEFSİHÎ: (Kıyâm-ı bizâtihî) : Fık: Varlığı, durması kendi zâtı ile olmak mânasında bir sıfat-ı İlâhîdir. Şöyle ki: Hak Teâlâ’nın ezelî ve ebedî olan varlığı kendi zâtı ile kaimdir. Kendi varlığı, kendi hüviyetinin, kendi mukaddes zâtının muktezasıdır. Aslâ başkasının değildir. Bunun için, Allah Teâlâ’ya “Vâcib-ül Vücud” denir. (Bak: Vücud) Devamını Oku

  • MAHVİYYET: Alçak gönüllülük. Tevâzu. Kendi kusurunu bilip kendine haddinden fazla kıymet vermemek. Tevâzu içinde olmak. Devamını Oku

  • İSTİBDADKÂRANE: f. İstibdad idaresi gibi. Kendi kendine, kanunları ve kimseyi tanımadan idare eder surette. Devamını Oku

  • İNKILÂB-I HAKAİK: Hakikatlerin tam zıddına dönmesi (ki, böyle bir şey mümkün değildir.) (Bak: İçtima-ı zıdden) (İnkılâb-ı hakaik ittifâken muhaldir. Ve inkılâb-ı hakaik içinde muhal ender muhal, bir zıd, kendi zıddına inkılâbıdır. Ve bu inkılâb-ı ezdâd içinde bilbedahe bin derece muhâl şudur ki: Zıd kendi mâhiyetinde kalmakla beraber, kendi zıddının aynı olsun. S.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar