MÜSTEFAD Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MÜSTEFAD kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜSTEFAD: (Feyd. den) Anlaşılıp istihrac olunan. * Kazanılmış olan, istifade edilmiş. * Mâna, mefhum.

MÜSTEFAD ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜSTEFAD: (Feyd. den) Anlaşılıp istihrac olunan. * Kazanılmış olan, istifade edilmiş. * Mâna, mefhum. Devamını Oku

  • MEDLUL: Delâlet olunan. Gösterilen. * Mânâ. Meâl. Mefhum. Delil getirilen şey. Bir kelime veya bir işâretten anlaşılan. Devamını Oku

  • MÜFÎD: İfâde eden, meramı güzel anlatan. * Mânalı, mânidâr. * Faydalı, faydayı mucib olan. * Mütâlâsından istifade olunan. Devamını Oku

  • MÜSBET: İsbât olunan. Delilli. Açık ve sabit olan. * Menfinin zıddı. Pozitif, olumlu. * Yazılıp kaydedilmiş. Tesbit edilmiş olan. Devamını Oku

  • MÜKTESEBAT: Elde edilmiş olanlar. Kazanılmış olanlar. Çalışmak suretiyle kazanılmış olanlar. Devamını Oku

  • MÜŞKİL: (Müşkile) Zorluk, güçlük, zor olan iş. Çetinlik. * Edb: Mânasının derinliği veya edebi bir san’atla ifade edilmiş olmasından dolayı teemmül ve tefekkürsüz anlaşılmayacak derecede hafî olan lâfızdır. Mânaca nass’ın mukabilidir. Devamını Oku

  • MÜKTESEB HAK: Kazanılmış, ele geçirilmiş, elde edilmiş hak. Devamını Oku

  • MÜSELLİM: (Selm. den) Teslim eden, veren. * Tar: Eyalet valileriyle sancak mutasarrıflarının uhdelerinde bulunan yerlerin idaresine memuR edilen kimseler. Vali ve mutasarrıflardan uhdesine tevcih olunan iki yerden mühim olanında kendisi oturur, diğerini gönderdiği adam idare ederdi. Yine bunlar tarafından bir kazanın varidatını tahsil için gönderilen memurlara da “mütesellim” denilirdi. Devamını Oku

  • MÜEVVEL: Te’vil edilmiş. Zâhirî mânâdan başka mânâ verilmiş. Tefsir edilmiş olan. Tabir edilmiş. (Bak: Te’vil) Devamını Oku

  • MÜSTE’MİN: Eman dileyen. Emane, emniyete erişen, nâil olan. (Gerek müslim, gerek zimmî veya harbî olsun.) İstiman eden. Emin edilmiş. * Canının bağışlanması şartiyle teslim olan. * Tar: Osmanlı ülkesinde oturmalarına müsaade olunan yabancı devlet tebaası. Osmanlı devleti ile sulh halinde bulunan ecnebiler. Ecnebi memleketlerde seyahat ve ikamet eden müslümanlar da bu sıfatla anılırlardı. * Kendisine Devamını Oku

  • MEFHUM: Anlaşılan. Mânâ. İfade. Sözden çıkarılan mânâ. Devamını Oku

  • NA-MEFHUM: f. Anlamsız, mânasız, anlaşılmaz. Devamını Oku

  • MÜŞAHHAS: Nev’i, cinsi anlaşılmış. * Şahıs haline girmiş, şahsiyeti belli olmuş. Şahıslanmış, teşhis edilmiş. (Bak: Mücerred) Devamını Oku

  • MÜŞAHHAS: Nev’i, cinsi anlaşılmış. * Şahıs haline girmiş, şahsiyeti belli olmuş. Şahıslanmış, teşhis edilmiş. (Bak: Mücerred) Devamını Oku

  • MÜŞAHEDAT: (Müşahede. C.) Gözle görülen şeyler. * Görüşler. * Keşifle seyredilenler. * Man: Mücerret his ile kat’iyyetle hüküm ve tasdik olunan kaziyeler.(Arkadaş! Nefsin vücudunda bir körlük vardır. O körlük, vücudunda zerre miskal kaldıkça hakikat güneşinin görünmesine mâni bir hicab olur. Evet, müşahedemle sabittir ki: Kat’î, yakînî bürhanlar ile deliller dolu olan büyük bir kalede, küçük Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar