MUSTANİ’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MUSTANİ’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUSTANİ': Birini yetiştirip adam eden kimse. * Yedirip içiren, ikram eden, ziyâfet veren.

MUSTANİ’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜN’İM: Nimet veren, yedirip içiren. Devamını Oku

  • LEBH: Bir büyük ağacın adı. (Bir kimse kabuğunu yarsa filhâl o kişiye uyuşukluk gelir; o ağaçtan tahtalar biçip gemi yaparlar. Rivâyet olunur ki, iki tahtasını birbirine bitiştirip bir yıl su içinde dursa ikisi bir olup yekpâre olur, Mısır’da yetişir. Ahter-i Kebir’den) Devamını Oku

  • MÜREVVİC: (Revâc. dan) Tervic eden, geçiren, itibâr veren, yürüten. Tervicine sebep olan, itibâr eden. Devamını Oku

  • MÜNESSİM: Hayat veren, ruh veren. Allah. * Lâyık olana maaş bağlıyan kimse. * Köle âzâd eden. Devamını Oku

  • MUKADDİM: (Kıdem. den) Takdim eden. Sunan. Öne, ileriye geçiren. Öne koyan. * Cür’etli çeri kimse. * Gözün pınarı, (“mukdim-ül ayn” da derler.) Devamını Oku

  • KENUD: Çok küfran-ı nimet eden kimse. Çok levm ve küfreden cahud. * Birşey yetiştirilemiyen verimsiz arazi. * Kocasının hukukuna ve iyiliklerine küfran eden nankör kadın. * Yemeğini misafirden sakınarak yalnızca yiyen cimri. * Kölesini, uşağını çok döven kimse. (E.T.) Devamını Oku

  • ADAM: İnsan. * Erkek kişi. * Birinin tarafını tutan kimse. * İyi ve terbiyeli yetişmiş insan. Devamını Oku

  • RAİŞ: Huk: Rüşvet veren kimse ile rüşvet alan arasında vasıtalık eden kimse. Devamını Oku

  • ZİYAFET: Misafire yedirip içirme, ikram etme. Misafir kabul etme.(Görünüyor ki; bu âlemin sâhibi -yaptığı şu kadar fiillerin delâletiyle- hârika bir sahâvete sahib olduğu gibi nur ve ziya ile dolu güneşler ve meyve ve semereler ile hâmile eşcar ve ağaçlar misillü pek çok hazineleri vardır. Binaenaleyh bu ebedî sahâvet, tükenmez servet, ebedî bir ziyafetgâhı ister ve Devamını Oku

  • MÜREBBİ: Terbiyeci, terbiye eden, yetiştiren, ders veren. Pedagog. * Besleyen. Devamını Oku

  • KEREMKÂR: f. Kerem eden, ikram eden. Cömert, eli açık olan, bağışlayan. Devamını Oku

  • MUAZZEZEN: İzzet ve ikram ile, ikram olunarak, ağırlanarak. Devamını Oku

  • MİKRAM: Çok ikram ve kerem eden. Bağışlayan, ihsan eden. Devamını Oku

  • MÜSTED’Î: (Da’vâ. dan) Dilekçe veren, istida eden kimse. Devamını Oku

  • MÜMELLİK: Mülk olarak veren ve temlik eden kimse. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar