MÜSBET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MÜSBET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜSBET: İsbât olunan. Delilli. Açık ve sabit olan. * Menfinin zıddı. Pozitif, olumlu. * Yazılıp kaydedilmiş. Tesbit edilmiş olan.

Sponsorlu Bağlantılar

MÜSBET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜSBET İLİMLER: (Pozitif ilimler) Tecrübe ve müşâhedeye dayanan ve nazari olmayan maddi ilimler. Herkesin kabul ettiği ve isbat vasıtaları ile doğruluğu isbat edilen ilimler. Devamını Oku

  • MÜSBET HAREKET: Doğruluğu âşikâr olan ve belli ve isbat edilebilen; doğru düşünenlerin kabul edebileceği kanun ve nizama uygun hareket. * Allah’ın (C.C.) emrine uygun, tahribkâr ve tecavüzkâr olmayan, yapıcı ve tâmir edici tarzda olan, mizan, adâlet ve insafa uyan hareket.(Bir şeyin vücudu, bütün eczasının vücuduna vâbestedir. Ademi ise, bir cüz’ünün ademi ile olduğundan; zayıf adam Devamını Oku

  • Fİ’L-İ MÜSBET: Gr: Müsbet fiil. Kendinde nefiy edatı bulunmayan fiil. Devamını Oku

  • Fİ’L-İ MÜSBET: Gr: Müsbet fiil. Kendinde nefiy edatı bulunmayan fiil. Devamını Oku

  • NİSBET: Münasebet, yakınlık, bağlılık, ölçü. * Rağmen. İnat olarak. İnat olsun diye. Devamını Oku

  • TERKİBAT-I NİSBET-İ HAFİYE: Gizli düşünce ve tasavvurlardan meydana gelen terkibler. Devamını Oku

  • MÜSEBBİT: Tesbit eden, sabit kılan, devamlı kılan. Devamını Oku

  • MÜSTEFAD: (Feyd. den) Anlaşılıp istihrac olunan. * Kazanılmış olan, istifade edilmiş. * Mâna, mefhum. Devamını Oku

  • MÜSTEFAD: (Feyd. den) Anlaşılıp istihrac olunan. * Kazanılmış olan, istifade edilmiş. * Mâna, mefhum. Devamını Oku

  • MÜDELLEL: Delilli ve isbatlı olan. İsbat ve tasdikine delil gösterilmiş olan. İsbatlı. Devamını Oku

  • MÜEVVEL: Te’vil edilmiş. Zâhirî mânâdan başka mânâ verilmiş. Tefsir edilmiş olan. Tabir edilmiş. (Bak: Te’vil) Devamını Oku

  • MÜSTE’MİN: Eman dileyen. Emane, emniyete erişen, nâil olan. (Gerek müslim, gerek zimmî veya harbî olsun.) İstiman eden. Emin edilmiş. * Canının bağışlanması şartiyle teslim olan. * Tar: Osmanlı ülkesinde oturmalarına müsaade olunan yabancı devlet tebaası. Osmanlı devleti ile sulh halinde bulunan ecnebiler. Ecnebi memleketlerde seyahat ve ikamet eden müslümanlar da bu sıfatla anılırlardı. * Kendisine Devamını Oku

  • TAKVİM: Düzeltme. Doğrultma. Kıvamına koyma. Eğriyi doğru tutma. * Ta’dil etme. * Bir şeye kıymet tâyin eylemek. * Her gün güneşin doğuşu, batışı, ay ahkâmı ve süresi kaydedilmiş olan defter. * Günlük olaylardan bahseden gazete. Devamını Oku

  • MİHVER: Dünyanın kuzey ve güneş kutbu arasından geçtiği farz olunan hat, dönen bir şeyin ortasından geçen mil. Düzgün geometrik şekilleri iki eşit kısma ayıran doğru çizgi. Çark ve tekerlek gibi dönen şeylerin ortasından geçen mil. Merkez. * Mat: Üzerinde bir müsbet ciheti var farzedilen sonsuz hat. * Kağnı arabasının dingili. Devamını Oku

  • MANSUS: Nass ile sâbit kılınmış. Âyetle tesbit edilmiş. İzhar ve beyan edilmiş. * Kur’anda açıkça anlatılmış. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar