MUSAYEFE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MUSAYEFE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUSAYEFE: (Sayf. den) Bir yaz tutulmak üzere pazarlık etme. Ücretle tutma.

Sponsorlu Bağlantılar

MUSAYEFE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜYAVEME: (Yevm. den) Günlüğüne tutma. Gündelik üzere pazarlık etme. Devamını Oku

  • İMTİSAL: Nümune kabul etme. * Uymak. Ayrılmamak üzere inkıyad etme. * Mesel ve kıssa söyleme. * Bir şeyin suretine girme. * Muvafakat ve mutabakat etme. * Katili kısas etme. (Bak: Dimağ) Devamını Oku

  • İMTİSAL: Nümune kabul etme. * Uymak. Ayrılmamak üzere inkıyad etme. * Mesel ve kıssa söyleme. * Bir şeyin suretine girme. * Muvafakat ve mutabakat etme. * Katili kısas etme. (Bak: Dimağ) Devamını Oku

  • MÜSAVEME: Pazarlık etme, pazarlaşma. Devamını Oku

  • AHZ: Alma. * Tutma. * Kabul etme. * İşkence etme. Devamını Oku

  • İSTİGLAK: Sözde durma. Kesin olarak pazarlık etme. Devamını Oku

  • TEŞMİS: (Şems. den) Güneşe tutma, güneşe serme. * Güneşe tutup hasta etme. Devamını Oku

  • İNSİLAK: (Silk. den) Yola girme, süluk etme, yol tutma. Devamını Oku

  • İHAN: (Vehn. den) Bir kimseyi zayıf, kuvvetsiz tutma. Güçsüzlendirme. * Hor görme, tahkir etme. Devamını Oku

  • MÜLAMESE: (Lems. den) Birbirine dokunma, değme, el ile tutma, temas etme. * Yapışmak. Devamını Oku

  • TEMESSÜK: Tutunma. Sarılma. Sıkıca tutma. * Hüccet ve delil izhar etme. * Borç senedi. Devamını Oku

  • BAZAR: f. Alış-veriş. Ahz ü itâ. * Alış-veriş yeri. Pazar. Üstü açık yer ki, hergün veya belirli günlerde herkes satacağını oraya çıkarıp pazarlıkla veya açık artırmayla satar. * Fiat kararlaştırılıp alış-verişte uyuşmak için yapılan konuşma veya çekişme, pazarlık. Devamını Oku

  • TAKVİM: Düzeltme. Doğrultma. Kıvamına koyma. Eğriyi doğru tutma. * Ta’dil etme. * Bir şeye kıymet tâyin eylemek. * Her gün güneşin doğuşu, batışı, ay ahkâmı ve süresi kaydedilmiş olan defter. * Günlük olaylardan bahseden gazete. Devamını Oku

  • TEADUD: (Adud. dan) Kol kola girme. * Birbirini tutma. Karşılıklı yardımda bulunma. Birbirine yardım etme. Devamını Oku

  • İZDİCAR: Nasihatı dinleyip kabul etme. Söylenen sözü dinleyip tutma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar