MÜSAFİR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

MÜSAFİR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MÜSAFİR: Seferde ve muharebede olan. Yola çıkmış olan, yolcu. Yoldan gelen, başkasının evine gelmiş olan. * Fık: Onsekiz fersahtan uzak olan yerlere giden. (Bak: Mukim, Seferî)

MÜSAFİR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MİSAFİR: Seferde olan. (Bak: Müsafir-Mukim) Devamını Oku

  • MÜSAFİRÎN: (Müsafir. C.) (Sefer. den) Misafirler, konuklar. Yolcular. Devamını Oku

  • TESFİR: (Sefer. den) Yolcu etme, yola çıkarma, sefere gönderme. Devamını Oku

  • MÜSAFİRHÂNE: f. Yolcu konağı, han, otel. * Misafir olarak geçen resmi kimselerin konaklıyacağı yer. * Mc: Dünya. Devamını Oku

  • SEFERÎ: Seferde olma hali. Harbe ait, muharebe ile alâkalı. * Namazı kısaltmak veya oruç tutmak gibi sefere ait bir hâlde bulunmak. Fık: Ortalama 90 km. lik bir mesafeyi veya daha fazlasını giden seferi (müsafir) sayılır. Zıddı mukimdir. (Bak: Mukim) Devamını Oku

  • HUZ MÂ SAFÂ, DA’MÂ KEDER: “Safâ olanı al, keder vereni bırak”, “Allahın müsaadesi olan ve neticesi safâ veren şeyi al, sonu keder vereni bırak”, “İyisini al, kötüsünü bırak” meâlindedir. Devamını Oku

  • SAFİR: (Sefir) Sefere çıkan. * Elçi. * Kâtib. Devamını Oku

  • İ’TİSAF: Zulüm ve haksızlık etmek. Doğru yoldan ayrılmak. Haksızlık. Devamını Oku

  • YÂRÂN-I SAFÂ: Zevk ve eğlence ile vakit geçiren dostlar. Safâ dostları. Devamını Oku

  • SAFİLÎN: Alçaklar, aşağılar, sefiller. Allah’tan (C.C.) uzak olanlar. * Aşağı taraflar. Devamını Oku

  • REHREV: f. Yolcu. Yola giden. Devamını Oku

  • ABİR: (Ubur’dan) Bir yerden geçen, giden yolcu. Geçen. * Hz. İbrâhimin (A.S.) dedelerinden birisinin adı. Devamını Oku

  • MÂRRİN Ü ÂBİRÎN: Gelip geçenler. Gelen giden. Devamını Oku

  • MÜSAFİRPERVER: f. Müsafire çok hürmet eden, müsafiri iyi ağırlayan, kıymet veren. Devamını Oku

  • SAFİL: Sefil olan, düşük ahlâklı ve karaktersiz. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar