MUSAF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

MUSAF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

MUSAF: Cenk, harp.

Sponsorlu Bağlantılar

MUSAF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUSAFİH: Musâfaha edenlerden veya el sıkışanlardan herbiri. Devamını Oku

  • CENK-ÂVER: Harpçi, fedakâr. Devamını Oku

  • AVERD: f. Harp, muhârebe, savaş, cenk. Devamını Oku

  • KÂR-ZÂR: (Kâr ü zâr) f. Kavga, cenk, savaş, harp, muharebe. Devamını Oku

  • HEYC: Heyecan, telaş. * Galeyan, tahrik. * Kavga, harp, savaş, cenk. Devamını Oku

  • DİVAN-I HARP: Harp divanı. Yüksek rütbeli askerlerin harp mes’eleleri veya harp suçluları hakkında işler için toplandıkları meclis. Devamını Oku

  • HARB-GİR: f. Harp yapan. Harpçi. Devamını Oku

  • MUHRİB: Harp gemisi. Torpidoları avlayan ve hızla giden bir nevi harp gemisi. Devamını Oku

  • GAZVE: Din düşmanı olan cephenin üzerine taarruz. Muharebe. Cenk. Sefer. Din muharebesi. Gazve, gazivden alınmış olup cenk ve kıtal manasınadır. Düşmanla vuruşmak demektir. Siyer ıstılahında Gaza ve gazve tâbirleri Peygamber Efendimizin bizzat hazır bulunduğu muharebeye denir. Peygamber Efendimizin bizzat bulunmadığı müfrezelere Seriye denilir. Devamını Oku

  • MASDAR-I CA’LÎ: (Mec’ul) yapma olan masdar. Arapçada, bazı isim ve sıfatların sonlarına (-iyyet) ilâve edilerek yapılır. Meselâ: İnsan: İnsaniyyet, Şâir: Şâiriyyet. Câhil: Câhiliyyet. Merbut: Merbutiyyet gibi.Arapça veya Farsça kelimenin sonuna (-îden) eki getirilerek yapılır. Meselâ: Cenk. den, Cengîden: Cenk etmek. Fehm. den, Fehmîden: Anlamak.Taleb. den, Talebîden: istemek. Devamını Oku

  • İMDADİYE: Savaş zamanlarında harp masrafını karşılamak, sulh vaktinde de bütçe açığını kapatmak için halktan alınan örfi vergi. Harp için alınana “imdadiye-i seferiye”, açığı kapatmak gayesiyle alınana da “imdadiye-i hazariye” denilirdi. Devamını Oku

  • FORSA: Buharlı gemilerin icadından evvel yelkenli gemilerde kürek çekmeğe mahkum harp esirleri. Bunlar, kaçmamaları için birer ayakları güvertelere çakılı bulunurlardı. Ayaklarından bağlı olmaları münasebetiyle bunlara payzen namı da verilirdi. Bununla birlikte payzen tabiri, daha çok cürüm ve cinayet erbabından küreğe mahkum olanlar hakkında kullanılırdı. Harp esirlerinin gençleri ve çocukları, saraylara ve acemi olanları kışlalarına verilir, Devamını Oku

  • CENK: (Bak: Ceng) Devamını Oku

  • VA’KE: Cenk yeri, dövüş alanı. Devamını Oku

  • CENG-CÛ: f. Kavgacı, dövüşçü, cenkçi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar